naifce etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
naifce etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Temmuz 2012 Salı

SOYADI ; YIRTIK PIRTIK

yıldız kaydığı geceydi
yeni bisikletimle
senin peşinde
yüreğimdeki ayak izine
takılıp
düştüm

diz kapağı
yırtıldı
pantalonumun
çok ürktüm
annem çok kızacak
parası kalmadı
yeni bir pantalon alamayacak
çiçek çizdim
yırtığa koydum
arı kondu
yırtık bal doldu

ne bisiklet
ne pantalon
ne yırtık
ne çiçek
ne arı
ne bal
annem de yok
bana kızacak artık
bir sürü hayalkırıklığı ceplerimde
bir de büyüttüğüm mor menekşeler
yüreğimde ...

26.10.2007
YIRTIK PIRTIK 
nAifce


25 Temmuz 2012 Çarşamba

YÜREĞİMDE TAŞIDIĞIM ŞEHİRLER ; KYOTO

KYOTO ;  o bir Asya kadını . Japonya'nın eski başkenti , Geyşa'ların merkezi . Etrafta Kimonaları ile dolaşan kadınları görünce , Japonya'nın teknolojisi ile bağdaştıramıyorsunuz ama gelenekçi Japonlar bunu çok güzel harmanlayabilmişler , sizin anlamanız zor oluyor sadece, onlar hallerinden memnunlar . Japonya'da en etkilendiğim yer "Bir Geyşa'nın Anıları" filminde de boy gösteren  Geyşa'ların mahallesi "Gion" oldu . Hava karardıktan sonra , gizli saklı fotoğraf makinamızı kimselere göstermeden dolaştık Gion'da . Yine de huzursuzluk duyduk , yasak ihlali yapıyormuş gibi , suçlu suçlu bakışlarla , kaçamak deklanjöre basışlarla idare ettik . Her an bir CEO'nun koruması elimdeki makinayı bir öfkeyle alıp , bana en acısından haddimi bildirecek gibi . Kyoto bir dişi ama , erkek egemenliğine boyun eğmiş , kaderini büyük bir sabırla yaşayan ve kaderine inanan bir dişi . Yani Kyoto'nun dişiliği Paris ve İstanbul'un dişiliğine asla benzemiyor . Paris , ne kadar bütün dünyayı parmağında oynatan , zeki , eğitimli , kültürlü , bağımsız ve özgür ise , Kyoto'da o kadar sakin , erkeği için yaşayan , hayatını erkeğine adamış , sessiz ve boğun eğen , kendini olabildiğince gizleyen bir kimliğe sahip . İstanbul ise ne biri , ne öteki , ama bir yandan da hem biri , hem öteki .

Kyoto bu Asya'lı zarif ama , anaç kadını yakından tanımanız için Kinkakuji Tapınağını gezmeli ,


Nijo Kalesini görmeli , Kiyomizu Tapınağında geçmişin izlerini sürmeli ve Geyşa Mahallesinde gerçek Geyşalarla tanışmalısınız . Sonrası çorap söküğü gibi gelir . Bir de bakarsınız , Japonca ve Geyşa nezaketi ile selamlamaktasınız etrafınızı .  

SOYADI ; ÇANAK ÇÖMLEK

Gün dönümü çiz
gizlice yüzümden çalarak
çiçeğe durmuş umuduma
maviden dalları saklayarak
aralıksız yağan
üşütmeyen içimi yakan kavuran
Şubat soğuğu ; atkım ve eldivenler
elimde bilet , eski vapur iskelesinde şehrin
beklerken
geçmişte yürüdüğümüz istikametleri
yüreğimde çıngıraklı
buraya kadarmış gidişleri 

Ayrılırken mutlu olman demek
farklı bir yaşama başlama özgürlüğündü
bu özgürlük uğruna söylediğin bir kaç cümle
biriktirdiğim birkaç beyaz , bir kaç çizgi , bir film , bir de yaz 

İskele yenilendi , halatlar ve jetonlar
çoğunu tanımıyorum martıların
7 yaşından küçüklere bedava hala şehir hatları
her vapur düdüğü ile eskidi şiiri
Kadıköy-Karaköy hattında yazılmış kimi aşkların 

Daima bir yol bulur
İskeleden ayrılan vapur
Seyrini yazar ağırbaşlı Haliç
bense artık büyüdüm ,
bedelini ödüyorum her yolculuğun
Kadıköy İskelesinde ayrıldığımızda başladığım 

Sen gittin 
Yüreğimde çanak çömlek patladı 

15 mart 2007 

ÇANAK ÇÖMLEK 
nAifce


24 Mayıs 2012 Perşembe

SOYADI ; ÖĞRETEBİLDİYSEM


AYAKTA DURABİLMEYİ 
ÖĞRETEBİLDİYSEM 
KENDİNE GÜVENMEYİ VE HAYATI SEVMEYİ 
GÜNDOĞUMUNU DOYASIYA SEYREDEBİLMEYİ
-KÖTÜ BİR GECENİN BİLE ARDINDAN -
İNSANLARA EL UZATMAYI 
SEVDİKLERİNE SAHİP ÇIKMAYI
ÖĞRETEBİLDİYSEM 
İYİ DİLEKLERLE UYANMAYI 
VE GÜNE GÜLEREK BAŞLAMAYI
BİR GÜN YOLUNU KAYBETSEN DAHİ 
GÖKYÜZÜNDE BULUŞACAĞIMIZI 
ÖĞRETEBİLDİYSEM 
BİR KERE BİRİN BAZEN ÜÇ ETTİĞİNİ , BAZEN BEŞ 
BİLİNENİN AKSİNE BİR OLMADIĞINI VE GİDEREK ÇOĞALDIĞINI
ÖĞRETEBİLDİYSEM  
DİRENMEYİ GİDİŞLERE , AĞLAMAMAYI ARKASINDAN 
TEK BAŞINA KALSAN DA BİR GÜN 
KENDİNİ ÇOĞALTMAYI VE ANILARI YANINDA TAŞIMAYI  
YENİ SEVİNÇLERİ ÇOK UZAKTA ARAMAMAYI 
YÜREKLERİ NASIL KOYACAĞINI YÜREĞİNİN ÜZERİNE
VE SÖYLEYİŞLERİ
ÖĞRETEBİLDİYSEM 
BİR UMUDUN PEŞİNDEN YOLCULUK EDEBİLMEYİ – DURAKLARI BİLMESEN DE - 
ELİNİ TUTANI ASLA REDDETMEMEYİ
İHTİYACI OLANIN ELİNİ SIMSIKI TUTABİLMEYİ
ÇOCUKLARIN RENKLERİNİ , DÜŞLERİNİ
VE AÇLIKTAN ÖLMEYİ HAK ETMEDİKLERİNİ AÇIKCA SÖYLEYEBİLMENİ
HAKLININ YANINDA SAVUNUP HAYKIRMAYI  
SESİNİ HAKSIZLIKLARA DUYURMANI
İNANMADIKLARINI ALKIŞLAMAMAYI 
ÖĞRETEBİLDİYSEM 
BAŞARMAYI BÜTÜN HÜCRELERİNDE HİSSETMEYİ
VE GURULANMADAN BAŞARABİLMEYİ 
SENİNLE GURUR DUYULDUĞUNDA ALÇAKGÖNÜLLÜ DAVRANABİLMEYİ 
SINIRLAR KOYMADAN ARANA İNSANLARLA MESAFELERİNİ ÇİZEBİLMEYİ
KIRILDIKTAN SONRA TOPLAYAMAYACAĞIN KALPLERİ KIRMAMAN GEREKTİĞİNİ 
ÖĞRETEBİLDİYSEM 
HAYATIN NEDENİNİ  TAM HAYATIN İÇİNDE ARAMAYI
VE SEN BUNLARI ÖĞRENEBİLDİYSEN
KİM OLDUĞUNU BİLİYORSUN VE DOĞRU YOLDA YÜRÜYORSUN
ÇÜNKÜ YAŞAMAK ,
BÜTÜN DİKENLERİ YÜREĞİNE BATTIĞINDA DAHİ
KOKUSUNU DUYMAK İÇİN GÜLÜN , GÜLE KARŞI DİRENMENDİR KIZIM ...

nAifce
15.03.2005
ÖĞRETEBİLDİYSEM

BİR GÜN  ,
ANNEMİN YAPTIĞI GİBİ
BEN DE BİR DURAKTA İNECEĞİM
VE SEN YOLA YALNIZ DEVAM EDECEKSİN 
SAHİP OLDUĞUM TEK ŞEYİ
YUKARIDAKİ ŞİİRİMİ BIRAKIYORUM
KENDİ ŞİİRİNİ YAZABİLESİN DİYE 

21 Mayıs 2012 Pazartesi

DÖRDÜNCÜ TEKİL ŞAHIS ve SOYADI ; BAZI KARELER DAHA ÇOK NEFES

"Fotoğraftan
Anneyi çıkarın
Bebek düşer " ... " Dördüncü Tekil Şahıs "

Yüreğinde
Taşır Anne ,
Gözbebeğinde 
Resimden silseler de
Karalasalar da üzerini
en kara tebeşirlerle
yorulmaz
ve
direnir 
Direnir silinirken kareden
tenine diker bebeğinin soluğunu
Onun için en yüksekten uçar
annesi silinmiş
bir çocuğun uçurtması

                            ~~~~~~
O Yıl
Gökyüzü
sığmadı fotoğraflara
ve Deniz
ve uçurtmalar sığmadılar
ne İstanbul
ne Eviniz
yetersiz kaldı
tüm ışıklar objektiflere
ne yeni Öykü yazılabildi
ne yeni bir sevinç
hiç bir hüzün bile aynı değildi fotoğraflarda
Ağustos sıkıntısıydı
bizimkisi 
Ağustos yanlızlığı şimdi paylaştığımız
ne kadar kalabalıklaşsa fotoğraflarımız
hep bir eksik - tek kelime yerine koyamadığımız ...
nAifce
"Bazı kareler daha çok nefes"

Bu şiir "Dördüncü Tekil Şahıs'ın - Mayıs Sıkıntısı" şiirinden sonra yazılmıştır .
Bu şiirde anlatılanlar gerçektir , aynı "Dördüncü Tekil Şahıs"'ın şiirine koyduğu resim kadar . ( Bazı yanlızlıklar paylaştıkça azalmaktadır )
Mayıs sıkıntısı şiirinin tamamını okumak için ... http://saguara.blogspot.com/

15 Mayıs 2012 Salı

SOYADI ; GECENİN BAŞLADIĞI YERDE

GECENİN BAŞLADIĞI YERDEYİM
SABAH KOKULU AYRILIKTAN DAHA YAŞLI
HANGİ NİSANDA BAŞLAMIŞTI BU SEVDA
BU YANLIZLIK KAÇ MEVSİM
ZAMANSIZ ÖYKÜLERE AĞLARIM
ZAMANSIZ ÇIĞLIKLARA
DEVŞİREMEMEKTEN ÖZGÜRLÜĞÜ
YANLIZLIĞA BOYUN EĞMEKTEN
KIYILARININ BİTİMİNDEYİM
EN DERİN DENİZLERİN
EN HIRÇIN BENMİYDİM
EN UZAK ÖLÜMLERE BAŞLADIM ...
nAifce
GECENİN BAŞLADIĞI YERDE 

8 Mayıs 2012 Salı

SOYADI ; DÜŞ I

Zamansızdır Yeni DÜŞLER
Sunulacak
Kürekleri ıslanınca
O yürekleri götüren sandalın ...

Zamansızdır
                   Yeni Düşler
Bir Aşk ihanet etmeden
Anılara
Düşünce yollara kanayan sevda
Sunulacak

Yorgun bir tebessüm
Son temas
Bir hoşçakal
Son bakış
İlk ayrılış

Islatınca küreklerini
O yürekleri götüren Sandalın ...

Sunulacak Yeni DÜŞLER ...
nAifce
Düş I 

6 Mayıs 2012 Pazar

ELİMİN YENİ İZLERİ

Dün aldığım boncukları bugün döktüm etrafa , görüntü rengarenk . İçimde bir şeyler tasarlama telaşı . Bayılıyorum etrafı kalabalıklaştıran görüntüsüne boncukların , derilerin , gümüşlerin , mercanların , incilerin .   







İçimdeki telaş yerini huzura bıraktığında ortaya çıkanlar bunlar işte :)

3 Nisan 2012 Salı

SOYADI ; SENİ SEVMEKTEN VAZGEÇTİM



"Hiç değişmemişsin dedin
elbette değiştim
20 yıl önceydi senden vazgeçtim ..."

Görünüşüm aynı
Gülümsemem de
Duygularımı sıraya dizdim senden sonra
Kuşlarımı içimden uçurarak
Yaşadığımız günbatımlarını dağıttım
Yasemin kokularına açtım yüzümü
Uçtu yüzüme sinen sabah bakışların ...

Elbette değiştim
Seni özlemekten vazgeçtim

Üzmüyor yaşadıktan sonra
Anlatılan ihanetler
Gökyüzünü kabullendim deniz çizmiyorum rüyalarıma
Çobanyıldızı ne zamandır gözlerim
Cesaretim yeniyor adını soyadını
Adresini sildim hafızamdan ve telefon numaranı
Biriktirdiğim harçlıklarımla
Aldığım hediye neydi hatırlamıyorum
Doğduğun için kendimi şanslı saymıyorum ...

Elbette değiştim
Seni yaşamaktan vazgeçtim

Değişmemişsin demen yalancı
Uzattığın elin elime yabancı
Saçların yakmıyor yanağımı
Soluğun kırmızı değil kanımda
Kanımda geçmişin zehir zemberek tadı
Kızına takılıyor gözüm , annesine benziyor
Kaçırıyorum tanımadıklarıma bakışlarımı
İçimde Aşk için olmayan teneke tıngırtısı
Yoksa yağmur mu başladı
Düştü düşecek öyleyse saçaklardan yanağıma ...

Elbette değiştim
Seni sevmekten vazgeçtim ...

nAifce
Seni Sevmekten vazgeçtim
09.12.2004

30 Mart 2012 Cuma

UÇAN SÜPÜRGE


" KENDİ İÇ YOLCULUĞUNU TAMAMLAYAN İNSAN , DÜNYAYI KEŞFE HAZIRDIR ..."

nAifce

" Ailenin bütün çocuklarını mezun etmiş, görmüş geçirmiş yada feleğin çemberinden geçtiği için çoğu sayfası yıpranmış, kiminin ucu kıvrık, kimi koptu kopacak, kimi dönencede dizgi yanlışı, kimi coğrafi sınırda hata ama hala yürürlükte, kıpkırmızı cildiyle " BÜYÜK ATLAS " 'ı açınca önüme... O günün kısmetine neresi çıkarsa artık karşıma :) Elimde bavulum, ayıcıklı pijamam ve tavşan terliklerimle ya Afrikada'yım, ya Hindistan Kıyılarında, Avrupa'ya biraz yüz ederek - ne de olsa oldukça yakın bizim eve -daha uzaklarda gözüm, kimsenin bilmediği, adını bilse de başkentini söyleyemediği kadar uzaklarda.

Birgün Madagaskar'dayım - hele cikletin içinden çıkan ülke kartı da Madagaskar'ken neyleyeyim Almanya'yı, Fransa'yı, İngiltere'yi, başka bir gün Tahiti 'de.
Haftanın sonuna doğru eğlenceye yelken açıp, Brezilya'da Karnaval düzenlerken oyuncaklarıma, Peru'yu bir sonraki haftaya bırakmanın tedirginliği var üzerimde ya beni almazlarsa haftaya ülkelerine!
Ama illa Avrupa olacaksa bari Liechtenstein olsun, ya da Kopenhag, belki İzlanda, 


Lizbon'da yeni ufuklara Vasco de GAMA ile "

Kendimi bildim bileli seyyah olmak istedim. Dünyayı karış karış dolaşmak. Varolmanın ağırlığının gittiğim kilometrelerle ölçülebilir olduğuna inandım ve herkesin doğrusuna inat kendi doğrularımı yollarda aradım.
Yolculuğa çıkamadığım zamanlarda, yolculuğa çıkmak için heyecanı olmayan insanlara heyecanlar yarattım. Ama en çok yine kendim heyecanlandım. 
Bütün yolculuklarımın sonunda yolculuğa çıkmak fikrinin yolculuktan daha sihirli olduğunu gördüm, yaşadım. Yolculuktan önce yaptığım bütün hazırlıkların beni daha çok ilgilendirdiğini farkettim.


" PARİS'TE OLMAK, PARİS'TE OLMAK FİKRİNDEN DAHA AZ HEYECAN VERDİ" 


" AMSTERDAM'DA YAPACAKLARIMI PLANLAYIP, GEZİ DEFTERİME NOTLAR ALIRKEN KURDUĞUM DÜŞLER AMSTERDAM'DA DOLAŞIRKEN OLUŞAN GÖRÜNTÜLERDEN DAHA GERÇEKTİ" 

Ve her yolculuğun biran önce bitmesini istedim, yeni yolculuklara başlayabilmek için.  Yani her daim başka bir yolculuğa çıkmaya hazırdım, hazırım.
 Dubai'den dönerken uçakta "Lizbon'a Gece Treni" 'ni okuyordum bir sonraki durağım Portekiz olacağı için.


Ve benim de yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var tıpkı Ataol BEHRAMOĞLU gibi;
" HAYAT; SUNULMUŞ BİR ARMAĞANDIR İNSANA "  "Ayıcıklı Pijama ve Tavşan Terliklerinizle başlamalısınız iç yolculuğunuza "