25 Temmuz 2012 Çarşamba

ŞEHİRKOLİK - Eklendi, 04.02

KYOTO ...   O bir Asya Kadını ... Japonya'nın eski başkenti , Geyşa'ların merkezi ... Etrafta Kimonaları ile dolaşan kadınları görünce , Japonya'nın teknolojisi ile bağdaştıramıyorsunuz ama , Gelenekçi Japonlar bunu çok güzel harmanlayabilmişler , sizin anlamanız zor oluyor , onlar hallerinden memnunlar ... Japonya'da en etkilendiğim yer , "Bir Geyşa'nın Anıları" filminde de boy gösteren  Geyşa'ların Mahallesi " Gion" oldu ... Hava karardıktan sonra , gizli saklı , fotoğraf makinamızı kimselere göstermeden dolaştık Gion'da ... Yine de huzursuzluk duyduk , yasak ihlali yapıyormuş gibi , suçlu suçlu bakışlarla , kaçamak deklanjöre basışlarla idare ettik ... Her an bir CEO'nun Koruması elimdeki makinayı bir öfkeyle alıp , bana en acısından haddimi bildirecek gibi ... KYOTO bir dişi ama , erkek egemenliğine boyun eğmiş , kaderini büyük bir sabırla yaşayan ve kaderine inanan bir dişi ... Yani , KYOTO'nun dişiliği Paris ve İstanbul'un dişiliğine asla benzemiyor ... Paris , ne kadar bütün dünyayı parmağında oynatan , zeki , eğitimli , kültürlü , bağımsız ve özgürse , Kyoto'da o kadar sakin , erkeği için yaşayan , hayatını erkeğine adamış , sessiz ve boğuneğen , kendini olabildiğince gizleyen bir kimliğe sahip ... İstanbul ne biri , ne öteki , ama bir yandan da hem biri , hem öteki ...
KYOTO bu Asya'lı zarif ama , anaç kadını yakından tanımanız için Kinkakuji Tapınağını gezmeli ,


Nijo Kalesini görmeli , Kiyomizu Tapınağında geçmişin izlerini sürmeli ve Geyşa Mahallesinde gerçek Geyşalarla tanışmalısınız ... Sonrası çorap söküğü gibi gelir ... Bir de bakarsınız , Japonca ve Geyşa nezaketi ile selamlamaktasınız etrafınızı ...  


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder