KYOTO etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KYOTO etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Nisan 2017 Pazar

FUJİ DAĞINDAN MEKTUP VAR


Fuji dağı, 3776 metre, Japonya’nın en yüksek dağı ve gezegenimizdeki diğer dağlardan hiç bir farkı yok ! Benzer manzaralar, aynı hissedilir serinlik ve üşüyerek titreme, aynı ciğerleri şaşırtan ve yoran temiz hava ve sonrasında başlayan sersemlik ve baş ağrısı ve aynı 3776 metrede “Yaradana” daha yakın olduğunu duyumsama. 
Ama Fuji dağında farklı bir şey var diğerlerinden farklı kılan da bu Fuji Dağını. 
Yaklaşık 2305. metrede bir postanesi var Fuji Dağının ve dünyanın her yerine mektup yada kart atabiliyorsunuz ve sevdiklerinize kart atmak fikri bile kendinizi bambaşka hissettiriyor. Hele hele sanal yazışmaların kapsama alanına girmiş hayatınızda nostaljik bir sevinç duyuyorsunuz kalem ve kağıt kullanarak sevdiğinize ulaşma fikrinden. 
Japonya seyahatinde yanımda kızım olmadığı için Postaneyi görür görmez ne manzara, ne kar, ne kahve, ne de Fuji dağı şeklinde yapılmış küçük kekler ilgimi çeker oldu. Turumuzun Konaklama süresi boyunca, Postanede zaman geçirdim ve kızıma kart attım. Biraz kuyruk oluyor tabii, zamanı kuyrukta kaybediyorsunuz zaten. Postanede Fuji dağı manzaralı kartlar var. Seçim yapmanız oldukça kolay.
Japonlar, her zamanki gibi şaşırtıyorlar Fuji-San’da da. Postaneden çıktığımda otobüsümüz hareket etmeye hazırlanıyordu. Dolayısıyla, manzarayı doyasıya kaydedemedim hafızama ve de fotoğraflayamadım ama İstanbul’a döndükten 3 hafta sonra geldi kart. Değdi bence kaçırdığım manzaraya yine de :))

*  Hafızam yanıltmıyorsa dünyanın her yerine 1 hafta içinde vardığını iddia ediyorlardı Postanın ama, bizim eve yaklaşık 3,5 haftada geldi!
** Fuji Dağı şeklinde keklerden almış eşim ben posta sırasında kuyruktayken. Kyoto’ya doğru yol alırken çıkarttı ortaya, dünyaları verse bu kadar sevinemezdim herhalde, o kadar acıkmıştım ki bir fotoğrafını dahi çekmeden yedim keki, bu yüzden ne yazık ki resmi yok yayınlayabileceğim Fuji dağı şeklindeki keklerin :))



Fuji Dağı'ndaki Postaneden satınalacağınız Japonya kartpostalları ile sevdiklerinize 2305 metreden "burası hayatın başladığı yer" demelisiniz mutlaka :)




*** Fotoğraflar ;  nAifce tarafından 2009 Mayıs Ayında Japonya // Fuji Dağı'nda    çekilmiştir ... 

25 Temmuz 2012 Çarşamba

YÜREĞİMDE TAŞIDIĞIM ŞEHİRLER ; KYOTO

KYOTO ;  o bir Asya kadını . Japonya'nın eski başkenti , Geyşa'ların merkezi . Etrafta Kimonaları ile dolaşan kadınları görünce , Japonya'nın teknolojisi ile bağdaştıramıyorsunuz ama gelenekçi Japonlar bunu çok güzel harmanlayabilmişler , sizin anlamanız zor oluyor sadece, onlar hallerinden memnunlar . Japonya'da en etkilendiğim yer "Bir Geyşa'nın Anıları" filminde de boy gösteren  Geyşa'ların mahallesi "Gion" oldu . Hava karardıktan sonra , gizli saklı fotoğraf makinamızı kimselere göstermeden dolaştık Gion'da . Yine de huzursuzluk duyduk , yasak ihlali yapıyormuş gibi , suçlu suçlu bakışlarla , kaçamak deklanjöre basışlarla idare ettik . Her an bir CEO'nun koruması elimdeki makinayı bir öfkeyle alıp , bana en acısından haddimi bildirecek gibi . Kyoto bir dişi ama , erkek egemenliğine boyun eğmiş , kaderini büyük bir sabırla yaşayan ve kaderine inanan bir dişi . Yani Kyoto'nun dişiliği Paris ve İstanbul'un dişiliğine asla benzemiyor . Paris , ne kadar bütün dünyayı parmağında oynatan , zeki , eğitimli , kültürlü , bağımsız ve özgür ise , Kyoto'da o kadar sakin , erkeği için yaşayan , hayatını erkeğine adamış , sessiz ve boğun eğen , kendini olabildiğince gizleyen bir kimliğe sahip . İstanbul ise ne biri , ne öteki , ama bir yandan da hem biri , hem öteki .

Kyoto bu Asya'lı zarif ama , anaç kadını yakından tanımanız için Kinkakuji Tapınağını gezmeli ,


Nijo Kalesini görmeli , Kiyomizu Tapınağında geçmişin izlerini sürmeli ve Geyşa Mahallesinde gerçek Geyşalarla tanışmalısınız . Sonrası çorap söküğü gibi gelir . Bir de bakarsınız , Japonca ve Geyşa nezaketi ile selamlamaktasınız etrafınızı .