japan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
japan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Nisan 2018 Çarşamba

ABORJİN MASALLARI ve DAISY BATES



En son ne zaman kendiniz için çocuk kitabı aldınız ? 
Büyüdünüz mü gerçekten çocuk kitabı okumayacak kadar ?
Hayat ; büyüklere masal anlatmakta zaten hergün ve hergün, hatta hayatının romanını bile yazdırmakta , işte tam da bu yüzden bazen büyümeye ara vermek istediğinizde , biraz soluklanmak ve içinizi yatıştırmak , en güzeli çocuk kitapları .
 Yaşınız neyse ne , kime ne !

Daisy Bates ile de böyle tanıştım , yakınlaştım , İdefix den sipariş ettiğim masal kitaplarından biri olan Aborjin Masallarının yazarı , aslında yazar demek sanırım çok iyi anlatmayacak Daisy Bates'i . Bu efsane kadın ömrünü Aborjin'lere adamış , nesilden nesile anlatılarak aktarılmış olan Aborjin masallarını dinlemiş gerçek sahiplerinden, dinlerken not almış , kağıt bulamazsa üzerine yazabileceği ne bulursa ona yazmış anlatılanları , yazarken yaşamış ve bu kitap ile Aborjin Masallarını bundan sonraki nesillere bozulmadan ulaşabilecek hale getirmiş . Aborjinlerin yazılı ilk tarihi olmuş Bates'in kitabı . Bir ömrü böylesine inanarak geçirmiş dopdolu .


Yaklaşık 45 yıl 1899'dan 1945'e kadar Aborjinlerle yaşayarak derlemiş,toplamış tarihini Avustralya yerlilerinin . 
İrlandalı Daisy Bates - doğumunda bir ölüm perisinin inlemiş olabileceğini iddia ediyormuş doğumundan kısa bir süre sonra annesi öldüğü için ve kardeşi Jim ile birlikte büyükannesinin çiftliğinde yaşamaya başlayınca hayata nasıl tutunacağı da belli olmuş Caraig ve Knockshegowna tepelerindeki yaprakların altında veya çiçeklerin üstünde görülebilen elfleri ararken . 
Hayalgücü ; geleceği şekillendiren en büyük güç sanırım bir çocuğun ellerindeki .

Daisy Bates hayallerinin peşinden korkusuzca giden bir çocukken hayallerini gerçeğe dönüştüren kadın olarak , Avustralya'ya hem de gemi ile hem de tek başına giderek 18. yy sonlarında bir kadının neler yapabileceğini ve asıl özgürlüğün beyinde olduğunu 21. yy kadınlarını bile kıskandıracak kadar özgürce göstermekte .

Kitabın sonunda bir de bir kaç sayfalık sözlük var Aborjince-Türkçe . 
Yoongar : Yeryüzünde yaşayan tüm insanlar demekmiş örneğin yada Waddarn : Deniz , Ngarri ise Çalılara musallat olan hayaletler :) 

Aborjin Masalları , Daisy Bates'in çalışmalarının çok ufak bir bölümü ama o kadar dopdolu ki. Dünyayı incitmeden diğer canlılarla bir arada yaşamaya çalışan ilkel Avustralya yerlilerinin teknolojik beyaz insana anlattığı çok şey var bu masallarda .

Okumak lazım Daisy Bates'in kaleminden , Gülsima Eryılmaz ve Akın Emre Pilgir tarafından çevrilmiş , Su Yayınevi tarafından basılmış bu çocuk kitabını .      

Not : Daisy Bates'in fotoğrafı https://www.australianmusiccentre.com.au/event/daisy-bates-at-ooldea 'dan alınmıştır . 

6 Eylül 2017 Çarşamba

JAPONYA'da ZAMAN

Binaları ile baş döndüren Tekno şehir Tokyo'da "zaman" başka türlü yol alıyor !




Siz seyirci kalıp izleyebilirsiniz de zamanı, içinde olup unutabilirsiniz de, bu tamamen seçimlerinize bağlı.

Tokyo'da da her yabancı şehirde olduğu gibi yapacağınız klasik rotalar var, Saraylar, müzeler, tapınaklar, belki bir No gösterisinin bileti, Dünyanın en pahalı 6. caddesi Ginza'daki inci dükkanları yada hediyelik eşyacılar, illa ki Sushi, Tokyo körfezinde bir restaurant gemide akşam yemeği ve bir binanın 47. katından Tokyo'yu fotoğraflamak gibi :)
Bir de gerçek Tokyo'nun hallerini düşürebilirsiniz anılarınıza fotoğraf makinanızla; uykunuzdan feragat edip, sabah 4'de yollara düşüp, Tokyo Balık Pazarını (Tsukiji Market) dolaşırsınız örneğin. Deklanjöre o kadar çok basarsınız ki- gerçek hayata döndüğünüzde kahvaltı saati bitmek üzeredir Tokyo'da...

Ada Ülkesi Japonya, Balıkçılık konusunda derya deniz :))





                 Açık arttırmadaki telaş 

Yabancıların -daha doğrusu ellerinde fotoğraf makinaları ile turistlerin- girmesi yasak olduğu için gizli saklı alınan birkaç resimden biri açık arttırma bölümü.

Meiji Jingu Tapınağında geleneksel bir "Japon Düğünü" yakalanırsa objektifinize, yine son derece şanslısınız. Hele hele iki ayrı törene şahit olursanız iki kat şanslısınız.





Meiji Jingu Tapınağındaki Geleneksel Düğün Törenleri

          Meiji Jingu Tapınağı - Shinto Shrine  


Pirinç ve tahıl tozundan yapılan Japon içkisi Sake'nin konulduğu variller

Şintoizm Japonya'ya özgü Budizm yani Japonya'da Budizm, Şintoizme dönüşmüş durumda ve Meiji Jingu Japonya'daki en büyük ve en çok ziyaretçi akınına uğrayan Şinto Tapınaklarından biri.



Çocukluğunuza geri dönmek istediğinizde size en iyi cevabı verecek olan Tokyo Disney :))



         Ginza'daki Kabuki Tiyatrosu Binası 

Kabuki : “Ka" müzik-saz, “Bu” dans-oyun ve “Ki" beceri-ustalık demek Japonca.   
Kabuki'nin ilk oyuncuları bir grup kadınmış, fakat 1600'lü yıllarda hüküm süren Tokugawa Shogunluğu kadınların sahneye çıkmasını ahlaksızca bulduğu için yasaklamış ve Meiji dönemine kadar kadınlar sahnede rollerini alamamışlar, dolayısıyla, kadın rollerini de erkekler oynamış. Kadın taklidi yapan erkek oyunculara -bizdeki Zenneye karşılık gelen- Onnagata denirmiş. Ancak, Kabuki halk tiyatrosunda sergilenen oyunlar din etkisinden kurtuldukça tahrik edici dansların, hareketlerin ve konuşmaların sergilendiği oyunlar haline dönüşmüş ve bu defa da iki erkeğin birbirine yakınlaşması ahlak dışı sayıldığından oyunlar 1652 yılında tümden yasaklanmış.
 

                                  Asakusa Tapınağı
 
Görüntüsü gece olunca değişen "Tekno Tokyo" 

Tokyo'nın gece görüntüsü gündüz renklerinden oldukça farklı. Japonya'nın sadeliği ve ağırbaşlılığı gidiyor, yerini başka bir Kıta'da başka bir şehirde olduğunuz yanılsaması yaratan görüntüler kaplıyor, bütün binalar rengarenk reklam panolarına dönüşüyor gece inmeye başlayınca şehre.
Renk cümbüşü, kalabalık ve karmaşa öznesi oluveriyor Tokyo'nun. Baş döndürücü Tekno Tokyo ile ahbaplığınızı ilerletiyorsunuz geceleri ister istemez.

Tokyo'da başınıza gelecek en değişik aktivite ise Kaligrafi yada İkebana öğrenmek ve bir çay seramonisinde bulunmak :) 
Çay seramonisinde sunulan ilk hasat yeşil çay'ı içmemek son derece ayıp sayılacağından ne yapıp edip bitirmeniz gerekiyor!   


Kaligrafi ile isminizi yazabildiğinizde katıldığınız bir saatlik kursu bitirmişsiniz ve hafiften Japonca öğrenmeye başlamışsınız demektir.


Kaçıncı katta olursanız olun Tokyo'yu yüksekten seyretmenin tadına doyulmuyor.

                  Tokyo Kulesi


 

 

 
 
 

 

 

 

Itsukuskima Adasında,(Tapınakları yüzünden  Miyajima Adası olarak bilinmekte daha çok) ya da Miyajima Adasında yanınıza gelen bir ceylan, çantanıza kafasını uzatıp yiyecek aradığında hazırlıklı olmalısınız, illa ki ceylanın hoşuna gidecek bir parça yiyecek bulunmalı cebinizde. Özgürce dolaşan geyiklerle kuracağınız dostluk japonya seyahatinin en renkli zamanları olacaktır, tabii fotoğraf karelerinizin de. 

Adaya ayak basar basmaz her yerde Geyikler için konulmuş uyarı levhaları var: "Dostça ve nazik davranmanız konusunda" …

*** Fotoğraflar ;  nAifce tarafından  Mayıs 2009 tarihinde Tokyo'da çekilmiştir ... 

9 Nisan 2017 Pazar

FUJİ DAĞINDAN MEKTUP VAR


Fuji dağı, 3776 metre, Japonya’nın en yüksek dağı ve gezegenimizdeki diğer dağlardan hiç bir farkı yok ! Benzer manzaralar, aynı hissedilir serinlik ve üşüyerek titreme, aynı ciğerleri şaşırtan ve yoran temiz hava ve sonrasında başlayan sersemlik ve baş ağrısı ve aynı 3776 metrede “Yaradana” daha yakın olduğunu duyumsama. 
Ama Fuji dağında farklı bir şey var diğerlerinden farklı kılan da bu Fuji Dağını. 
Yaklaşık 2305. metrede bir postanesi var Fuji Dağının ve dünyanın her yerine mektup yada kart atabiliyorsunuz ve sevdiklerinize kart atmak fikri bile kendinizi bambaşka hissettiriyor. Hele hele sanal yazışmaların kapsama alanına girmiş hayatınızda nostaljik bir sevinç duyuyorsunuz kalem ve kağıt kullanarak sevdiğinize ulaşma fikrinden. 
Japonya seyahatinde yanımda kızım olmadığı için Postaneyi görür görmez ne manzara, ne kar, ne kahve, ne de Fuji dağı şeklinde yapılmış küçük kekler ilgimi çeker oldu. Turumuzun Konaklama süresi boyunca, Postanede zaman geçirdim ve kızıma kart attım. Biraz kuyruk oluyor tabii, zamanı kuyrukta kaybediyorsunuz zaten. Postanede Fuji dağı manzaralı kartlar var. Seçim yapmanız oldukça kolay.
Japonlar, her zamanki gibi şaşırtıyorlar Fuji-San’da da. Postaneden çıktığımda otobüsümüz hareket etmeye hazırlanıyordu. Dolayısıyla, manzarayı doyasıya kaydedemedim hafızama ve de fotoğraflayamadım ama İstanbul’a döndükten 3 hafta sonra geldi kart. Değdi bence kaçırdığım manzaraya yine de :))

*  Hafızam yanıltmıyorsa dünyanın her yerine 1 hafta içinde vardığını iddia ediyorlardı Postanın ama, bizim eve yaklaşık 3,5 haftada geldi!
** Fuji Dağı şeklinde keklerden almış eşim ben posta sırasında kuyruktayken. Kyoto’ya doğru yol alırken çıkarttı ortaya, dünyaları verse bu kadar sevinemezdim herhalde, o kadar acıkmıştım ki bir fotoğrafını dahi çekmeden yedim keki, bu yüzden ne yazık ki resmi yok yayınlayabileceğim Fuji dağı şeklindeki keklerin :))



Fuji Dağı'ndaki Postaneden satınalacağınız Japonya kartpostalları ile sevdiklerinize 2305 metreden "burası hayatın başladığı yer" demelisiniz mutlaka :)




*** Fotoğraflar ;  nAifce tarafından 2009 Mayıs Ayında Japonya // Fuji Dağı'nda    çekilmiştir ... 

27 Ağustos 2012 Pazartesi

THE TSUKIJI MARKET yani TOKYO BALIK PAZARI

 

Tsukiji Balık Pazarı dünyanın en büyük balık hali olarak selamlıyor Tokyo'yu her gün yeniden ve yeniden. Şehirseverlerin sessizce ve mümkün olduğunca ayakaltında dolaşmadan keşfetmesi için. Neler neler satılmıyor ki tezgahlarda. Bir kısmını tanıyorum, bir kısmını yemekten büyük bir keyif alıyorum ama utanarak söylemeliyim bir deniz memleketi kızı olarak büyük bir kısmını da tanımıyorum tezgahta duran ve bazen korkarak fotoğrafladığım asla yiyemeyeceğim deniz canlılarını. 








Sabah çok erken gidilmesi gerekiyor Tsukiji'ye. Bunu öğrenince tur arkadaşlarımızla otelden çıkış saatini sabah 04.00 olarak belirledik, uyanamama korkusuyla uyuduk o gece, tavşan uykularımızı takınarak. Zaten sadece 6 Şehirkolik olabildik Tokyo'nun Balık Pazarını keşfe hazır. 









İşlerini büyük bir keyifle yapan Japon Balıkçılar takdiri hak ediyor 








Açık arttırma ile dünyanın her yerine satılan deniz canlılarını fotoğraflamak için izin vermiyorlar, kıyısından köşesinden fotoğrafladığım kadarı ile yetiniyorum. Zaten açık arttırmanın yapıldığı bölüme girmek de yasak!

Kesinlikle yaşanması gereken bir deneyim Tsukuji Balık Hali. Uykusuzluğa da, taksiye verdiğiniz oldukça yüksek ücrete de değiyor doğrusu. Ruhunuz karşılığını fazlası ile alıyor.  Yolunuz Tokyo'ya düşerse gidin ve ruhunuzu doyurun, akşam yiyeceğiniz yılan balıklı Suşi ile zaten karnınız da doyacaktır :))  

Meraklısı için : Tsukiji Market

*** Fotoğraflar ;  nAifce tarafından  Mayıs 2009 tarihinde Tokyo'da çekilmiştir ...