13 Ocak 2014 Pazartesi

UÇAN SÜPÜRGE - Eklendi, 19.03


İstanbul Oyuncak Müzesinin en güzel yerlerinden birisi de Cafe'si ... Biz gezerken Aralık Ayı olması nedeniyle Cafe çok şık bir şekilde yeni yıl için süslenmişti , daha da keyif aldık , çaylarımızı yudumlarken kızımla ...  
  
Cafedeki "Kardeşler Bakkalı" vitrininde öyle anıları canlandırıyor ki geçmişten ...  


Cafe'nin Yeniyıl görüntüsü ... 




Prag Kuklaları Cafe'de sergilenmekte ...  
   
   Cafe'ye uygun Bu zarif Bebek bizimle birlikte çayını yudumladı ...




    Cafe'de Coca Cola oyuncakları için ayrılmış özel bir de bölüm var 

























   Gezdiğim bütün Oyuncak Müzelerinde Barbie Koleksiyonları ilgimi çekmektedir . Barbie'lerin hiçbirini kaçırmadan fotoğraflamaya çalışırım .
Prens Charles ve Leydi Diana ile ne oynasak acaba ?
Kuklalar ; bulundukları yeri neşeli hale getiriyorlar ...
                              Devam edecek ...
***Fotoğraflar ;  nAifce tarafından Aralık 2013 tarihinde Sunay AKIN İstanbul Oyuncak Müzesinde çekilmiştir ... 



FİLM EDİTÖRÜ - Eklendi, 19.03

Yönetmen : Ron HOWARD
Anlatıcı : Antony HOPKİNS
Oyuncular : Jim CARREY
Taylor MOMSEN
Jeffrey TAMBOR
Yapım Yılı : 2000


Dr Seuss' How the Grinch Stole Christmas Movie Poster

Jim Carrey

İki seçenek sundum ev halkına ya "Grinch" ya "Mesajınız var" . Oy birliği ile bir kez daha "Grinch" seçildi .
Kaçıncı defa seyrediyoruz bilmiyorum ama , her seferinde daha çok beğeniyorum ve aynı cümleleri kuruyorum "Bayıldım" 
Mutlaka bir kez daha seyrederiz ilerleyen zamanlarda , kostümlere bayılırım yine , Jim Carrey'de Grinch'e bayılırım , bir kar tanesinde yaşanan masala inanırım , makyajlar ustacaydı derim bir kez daha ve eminim yine anlayamam bu Film nasıl olur da "yaşarken seyredilmesi gereken 100 bilemedin 200 Film" arasına giremez !




10 Ocak 2014 Cuma

FİLM EDİTÖRÜ - Eklendi, 19.03

Mutfak Şefi, Yazar ve Gazeteci, Nigel SLATER'in Annesinin ölümü ile Babasının ölümü arasındaki ilk gençlik yıllarını yani 9-17 yaş arasını anlatan TOAST filmi, kah güldürüyor, kah üzüyor ama, filmi seyrederken insanın canı kesinlikle limon kremalı tart çekiyor ...
Yönetmen : S.J. CLARKSON
Oyuncular : Helena BONHAM CARTER
Freddie HİGHMORE
Ken SCOTT
Oscar KENNEDY
Frasier HUCKLE
Sarah MİDDLETON
Victoria HAMİLTON
Corinne WİCKS
Yapım Yılı : 2010
    
Her daim Kendisine bağırmaya hazır olan babası, her erkek gibi kalbine giden yol midesinden geçtiğinden, ev işlerini yapan Bayan Joan POTTER ile çok cilveli olmasının yanısıra, mükemmel yemekler de yaptığı için-hele hele ilk karısından sonra-evlenince, küçük Nigel için hayatın gerçekleri başlamış oluyor ...    

Nigel'in annesi yemek pişirmeyi bilmediğinden ve sürekli hasta olduğundan, evdeki öğünlerin çoğu üzerine tereyağı sürdükleri kızarmış ekmeklerle geçiştiriliyor. Filmin adı aslında çok uymasa da buradan geliyor... 
Temizlikçi Bayan POTTER'in ( Helena BONHAM CARTER ) Film boyunca sofraya koyduğu tartlar, kekler, kurabiyeler görülmeye değer! 
Haftasonu için iyi bir seçim, hele de mutfak işlerini seviyorsanız...

9 Ocak 2014 Perşembe

UÇAN SÜPÜRGE - Eklendi, 19.03


Sırada  "Savaş" Oyuncakları var ... 
Bizler ; ATA'mızın "YURT'TA SULH CİHANDA SULH" ilkesi ile büyütülmüş bir kuşağız ... Yani , savaşın her türlüsüne karşıyız , savaş için üretilen herşeye karşıyız , savaş oyuncaklarına da karşıyız ... Hele bu Oyuncaklar 2. Dünya savaşına aitse ... Savaşın kazananı olmuyor maalesef , her şart altında kaybediyor İNSANLIK ... 
İstanbul Oyuncak Müzesinin sunduğu Savaş Oyuncakları bölümü de çok etkiliyor gezerken ...   

Film setinde gibi , hiç bir detay atlanmamış ... 
Alman Askerlerinin sevdiklerine gönderdikleri kartlar ...
Traş olan Askerden , Et kızartana , hatta ütü yapana kadar detaylandırılmış ...
Bu oyuncakların bazı çocuklarda nasıl bir hayal gücü geliştirdiğini düşününce
geriliyor insan ...  


Hiroşima'yı Bombalayan Uçak da unutulmamış Müze de yerini almış ...  

   
2008 yılında Eşimle , Japonya'ya yaptığımız seyahatte , Hiroşima Barış Müzesini de gezme fırsatımız oldu ... Müzede gördüklerimiz karşısında dehşete düştük ... Çok ağladım , hem dolaştım , hem ağladım ... 2. Dünya Savaşına girmemiş olduğumuza dua ettim ... Bu vahşeti yaşatan Ulusun çocuğu olmadığıma dua ettim ... Bu vahşeti yaşayan Ulusun çoçuğu olmadığım için de dua ettim ... Dolaşırken , çok fazla Japon öğrenci vardı , hepsi , son derece disiplinli , öğretmenleri eşliğinde geziyorlardı Müze'yi ... Hem de Anaokulundan , Üniversiteye kadar geniş bir yelpazede öğrenci grupları vardı... Sanırım , eğitim sistemleri "Nefret etme ama , Unutma da " üzerinden eğitiyor Japon nesillerini ... Müzeyi görene kadar hep Atom bombasına "HAYIR" derdim ama , yarattığı tahribatı pek de canlandıramamışım hayalimde ... Görünce , öğrendim ortaya çıkan ısının yarattıklarını , insanların gölgeye dönüştüğünü ( tamamen eriyip yok olduğu için ) ... Ya da etleri aka aka son nefeslerini verdiklerini ... Yakın şehirlerde sağ kalanların da görüntülerinde vahşetin izlerini taşıdıklarını - hem de nasıl - öğrendim ... 
Çocukların hayallerini Top , Tüfek , Tank ile geliştirmeye kalkarsak çocuklar oyun oynamış olurlar ama , bizler bir sürü Hitler yaratmış oluruz ...        
Bu Güzel Müzede dahi çok soğuk ve ürkütücü buldum bu oyuncakları ... 



Müzede , oyuncaklar o kadar itina ile ve konseptlerine uygun sergilenmiş ki , savaş oyuncaklarının olduğu bölümdeki camekanların üzerinde olan dikenli teller adeta sizi "Toplama Kampı" ya da "Yasak Askeri bölgede"ymiş gibi savaşın tam da içine çekmekte ...

                                    Devam edecek ... 

***Fotoğraflar ;  nAifce tarafından Aralık 2013 tarihinde Sunay AKIN İstanbul Oyuncak Müzesinde çekilmiştir ... 

6 Ocak 2014 Pazartesi

KOLEKSİYON - Eklendi, 19.03





    Yeni yıl en çok koleksiyonlarıma yaradı ... Sadece Yüksükler değil , Çaydanlıklar da nasibini       aldı bundan ... 
    Alice Harikalar Diyarında'nın Saat Çaydanlığı ile Palyaço çaydanlık koleksiyonuma yeni               katıldılar ...  

5 Ocak 2014 Pazar

UÇAN SÜPÜRGE - Eklendi, 19.03

İSTANBUL OYUNCAK MÜZESİ - II 

Yazı dizisi olarak devam ettiğim Sunay AKIN - İstanbul Oyuncak Müzesinde en ilgimi çeken , kendimi alamayıp dakikalarca her bir camekana yapıştığım oyuncakları paylaşıyorum şimdi de ... Oyuncak demek yanlış oluyor tabii ... Bunlarla oynayan çocuklar - oynama şansına ulaşmış olan varsa - ne kadar şanslı olduklarını da biliyorlar mı acaba ?   Başka Dünyanın , başka hayatların çocukları olduklarını biliyorlar mı ?
Balıkçı ... Dilimlenmiş somon dahi satabilirsiniz , üstelik 1900'lerde ...   
Kasap... 1900'ün Alman çocukları Kasapçılık oynayabiliyordu yani ...
 Hitler'in hiç oyuncağı olmadı da , onun için mi kıskandı diğer çocuklarını
Dünyanın ve Avrupa'nın Kasabı oldu ... 
 Antikacılık da oynayabilirsiniz , dilerseniz ...
Ya da Gelinlikçi olursunuz Danteller , inciler ve çiçekler içinde ... 
1968 'de annem de Hoover kullanmaya başlamıştı ... 
Kütüphanesiz Ev olur mu ?
Çiçekçi olmadan olur mu ?

Şapkacıya ne demeli !
Ayakkabıcıdaki Ayakkabılar biraz demode kalmakta :) 

Pastacı tam olması gerektiği gibi , çok güzel ...
İtriyat Dükkanı da çok iyi tasarlanmış ... 
Kumaşçı da ... 


Antikacı ... 
Evin mutfağında yemek hazırlama telaşı ... 
Terzi ... 
Oyuncakların sihri ayrıntılarda gizli ... 
En sevdiğim bu cafe oldu ...  
Oyun evlerinin hikayeleri de var , Aristokratların evleri o kadar büyük ki , gelen konuklara evi gezdirip , şaşaasını göstermekte zorlandıkları için , evlerinin birebir aynısını yaptırıp , sergiliyorlar... Yani , çocuklarına oyuncak olarak almış değiller aslında , zenginliklerinin göstergesi olarak yaptırmışlar bu Oyuncakları ... 
Zaten , Oyuncak olarak satıldığında bile bu evler yine Aristokratların çocuklarının odasını süslüyor olurdu sanırım ...    

Devam edecek ... 
***Fotoğraflar ;  nAifce tarafından Aralık 2013 tarihinde Sunay AKIN İstanbul Oyuncak Müzesinde çekilmiştir ...