İSTANBUL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İSTANBUL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Mart 2016 Cuma

İSTANBUL, İLKBAHAR ve LALELER

Yavaş yavaş İlkbahar kendini hissettirmeye başlarken İstanbul'da, ilkbahara en yakışanlar yani laleler soğanlarından çıkmaya başladılar, inadına hayata güzellik katmak için, inadına yaşamak için, yaşamı ve barışı savunmak için :)
   
                     



Bir arada çoklar, 


Tek başına özgür, 
  

Kimi erkenci, İlk olabilmek adına, 


Kimi aşktan yana, 


çoğunluğu savunanlar da var,


sadeliği ve açıklığı savunanlar da... 

Ama, hepsinin ortak bir duruşu var "İlkbahar bizimle hayat bulacak" 

2016 Baharı geliyor dünyanın Kuzey Yarım Küreye yeniden ve herşeye rağmen 
yani inadına !
*** Fotoğraflar nAifce  tarafından 2016 Mart ayında Göztepe Parkında çekilmiştir. 

24 Mayıs 2015 Pazar

İSTANBUL OYUNCAK MÜZESİ - 10.YIL / 2015



Bir süredir İstanbul Oyuncak Müzesi'ni gezmek düşmüştü içime, Sunay AKIN'ın müzeye kazandırdığı yeni oyuncakları görmek ve İstanbul'un ruhuma en iyi gelen müzesinde çocuk çocuk dolaşmak için.

En son 2013 yılında kızımla dolaşmıştık İstanbul'un neşeli müzesini üstelik Aralık ayı idi ve yeni yıl giysilerine bürünmüş müze, tadına doyulmaz birkaç saat yaşatmıştı bize.  

Aradan geçen yaklaşık bir buçuk yılda Charlie Chaplin, Mickey Mause ve başka yeni oyuncaklar katılmıştı müze koleksiyonuna ayrıca Müze bu yıl 10. yılını kutladığı içinde başka türlü bir anlamı vardı dolaşmanın.

Giriş biletimi alırken, gişe görevlisinden yeni gelen Oyuncakların nerelerde sergilendiğini öğrendim ama, sanki ilk kez geziyormuşum gibi yine en baştan başladım dolaşmaya.



Charlie Chaplin oyuncağı en son katılanlardan İstanbul Oyuncak Müzesine.   


Mickey Mouse eskiden beri İstanbullu'ymuş gibi duruyor ama, İstanbul'un havasını suyunu yeni soluyanlardan O da :))

Müzede en çok zamanı bebek evlerinin bulunduğu bölümde geçirdim yine her zaman olduğu gibi...











Bebek Evlerindeki detaylara takıldım uzun süre.

Bu Oyuncaklarla oynayan çocukların ne kadar şanslı olduğunu ve hayata, dünyadaki milyonlarca çocuktan bir sıfır önde başladıklarını düşündüm ama bu oyuncaklarla oynayan çocukların büyüyünce "HİTLER'in Hayallerini" de oynadıklarını düşündüm akabinde.

İyi ki annelerimiz hazırlamıştı bizim oynadığımız örgüden bebeklerimizi ve yorganlarını, yastıklarını, yada tahtadan oyuncaklarımızla oynamıştık çocuk oyunlarımızı sokaklarda, kan ter içinde, düşe kalka, dizlerimizde bitmeyen yara kabukları ile... 

(Dakikalarca bakmaya doyamadığım, İsviçre'deki bir müzayededen alınan 4 katlı Bebek Evinin fotoğraflarını camekan yüzünden istediğim kalitede çekemediğim için paylaşamadığı belirtmeliyim.)


İstanbul Oyuncak Müzesindeki ayağının tozu ile sergilenen bir diğer Bebek ise 150 yaşında ve Fransız yapımı olan Oyuncak Satıcısı.  


 






Çocukken gelecekle ilgili kurduğum düşlerde Daktilo, Fotoğraf Makinası ve Tır kullanmak vardı. 
Sonra birgün gelecek geldi, Üniversiteden mezun oldum, Planlama Mühendisi olarak bir Fabrikada işe başladım ve ilk maaşımla kendime Fotoğraf Makinası ile Daktilo aldım.  
Şiirlerimi daktilo ile yazmaya başlamıştım... 
“
Daktilo Kız" ne güzel bir Oyuncak, nelerine dokunmadı ki geçmişimin, hangi şiirleri yazdırmadı ki yeniden... 
 
Tır kullanmak halen gelecekteki düş'üm olarak tutunmakta içimde :))



Prag'tan yaptığım Kadınca!!! alışverişlerin başında ayakkabı yada giysi almak yerine Kuklalar geldiği için müzedeki kuklaların da hiçbirini kaçırmamaya çalıştım.



1950'lerde Japonya'da üretilmiş bu Teneke Oyuncağı bir koleksiyonerden satınalarak Türk Çocuklarına hediye etmiş Sunay AKIN. 


Baykuş'u bilge sayan felsefeler, oyuncağı ile, gelecek kuşaklarına bu bilgeliği aktarmayı da başarabilmektedirler hiç kuşkusuz.




Pencere kenarına oturup olan biteni, geleni geçeni seyreden Pinokyo ve Tenten Müze kapandıktan sonra ne yapıyorlar acaba ?



Müzenin edebiyat bölümününde pek çok Yazar ve eserinin misyonu ise; yol gösterici olmak “kahramanlarının hikayeleri ile" her günün çocuklarına. 





Dopdolu mutlulukla ayrılırken Müzeden, bir sonraki gelişime kadar, Lamba Zürafalara "Hoşçakalın" diyorum, Çocukların hayallerini aydınlatmaya devam etmelerini dileyerek.

***Fotoğraflar ;  nAifce tarafından Mayıs 2015 Tarihinde Sunay Akın İstanbul Oyuncak Müzesinde çekilmiştir...

22 Temmuz 2013 Pazartesi

İSTANBUL'U ÖZLEYİNCE ATAOL BEHRAMOĞLU

Göğsüme bir İstanbul çiziyorum
Başparmağımla, kelebek biçiminde
Çocukmuşum gibi aynanın önünde
Yüzümü saçlarımı okşuyorum

Kadıköyden herhangi bir deniz
Tenha bir tramvay Şişliden
Samatyadan belki Sultanahmetten
İncir ağaçları anımsıyorum

Göğsüme bir İstanbul çiziyorum
Başparmağımla, kelebek biçiminde
Biraz umutsuzum, biraz yorgun işte
En çok gözlerimi seviyorum

Ataol BEHRAMOĞLU


İstanbul'a dönüş yolundayız ve tatilde çok özlemişim bu güzel şehri . Ataol BEHRAMOĞLU kadar çok seviyorum ve göğsüme çiziyorum İstanbul'u ben de ...