THE END etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
THE END etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Aralık 2014 Cumartesi

FİLM EDİTÖRÜ

THE END


"FİLM EDİTÖRÜ" Sayfamı Sinema tutkum nedeniyle yeni bir bloğa dönüştürdüm. 

http://kathleenandjoe.blogspot.com.tr/

"PEK YAKINDA" "MUTLU SONLAR" "KOSTÜM MAKYAJ MÜZİK" "SANAL AFİŞLER" ve "FESTİVALLER"
Halen yapım aşaması devam ediyor ama, 
KATHLEENANDJOE.BLOGSPOT.COM'da  buluşmak ve SİNEMA'ya ait herşeyi paylaşmak ümidiyle:)) 

13 Ekim 2014 Pazartesi

THE TWO FACES OF JANUARY

Yönetmen : Hossein AMINI
Oyuncular: Viggo MORTENSEN
Kirsten DUNST
Oscar ISAAC 


"Yetenekli Bay RIPLEY" filmini izledinizse "Ocak Ayının İki Yüzü" filmi de aynı gerilimi yaşatacaktır size. Çünkü her iki filmin yazarı da Patricia HIGHSMITH ve
Filmdeki gerilim dozajı aynı, sürprizleri de.
1962 yılında Atina'da ve Girit'te geçen film, sonunu İstanbul'da bitirerek şaşırtıyor Türk izleyicisini. Kapalı Çarşı ve Beyazıt'ın ara sokaklarında geçen kovalama şaşırtıyor, Türkçe konuşan kişiler şaşırtıyor ama, Karacaahmet mezarlığında son bulan hikaye daha da şaşırtıyor...
Severek izledim, Yunanistan çekimlerine bayıldım, Kirsten DUNST'un kostümlerini ve aksesuarlarını çok beğendim.    










MALEFICENT ve ANGELINA JOLIE


"Yüzyıl Uyuyan Güzel" Masalını hepimiz biliriz, ya annemiz anlatmıştır ya da büyükannemiz... 
Angelina JOLIE'nin Maleficent'i, Yüzyıl Uyuyan Güzel masalına farklı bir yorum getirmiş, filmin büyüsü de burada gizli, Maleficent'i ve kargasını seviyorsunuz oysaki, masaldaki kötü cadıya tahammülü yoktur hiç kimsenin, yine masalda Aurora'nın babası Kral, iyi kalpli ve sevgi dolu anlatılırken, filmde Maleficent'in kötü olmasına neden olan insanoğlu olarak başrolde, hem de kimseye sevgi duymayan bir kişilikle.
Görsel olarak çok dolu, zaten Angelina filmin bütün eksikleri yada olumsuz eleştirilecek yanlarını yokediyor güzelliği ile.       
Filmin bir özelliği de Angelina, 5 yaşındaki kızı Vivienne ile birlikte oynuyor Maleficent'te. Prenses Aurora'nın küçüklüğünü Vivienne Jolie Pitt canlandırıyor...
Tam haftasonu filmlerinden... 

KÜBA'NIN SANDVİÇLERİ ve CHEF


Yönetmen: Jon FAVREAU
Oyuncular: Jon FAVREAU
Sofia VERGARA
John LEGUIZAMO
Oliver PLATT
Scarlett JOHANSSON
ve
Dustin HOFFMAN

Neredeyse meslek değiştirip benzer bir iş mi yapsam diye düşündürdü "CHEF"  :))
Küba'lı müzikler ve Amerika manzaraları ile zenginleştirilmiş film, sosyal medyanın nasıl herşeyi ele geçirdiğini bilindik yollarla bir kez daha anlatırken, CHEF Carl CASPER'in yaptığı ve kokusu bizim evi de saran -özellikle Küba sandviçleri- birbirinden güzel tariflerini ve oğlu ile olan ilişkisine tanıklık ediyorsunuz 115 dakika boyunca gerçek dünyadan koparak.   

24 Temmuz 2014 Perşembe

LE WEEK-END

                                 HENÜZ BİTİRDİM ...



Orta yaşlarının sonlarında bir çift, evlilik yıldönümü ve haftasonu Paris! 
Paris'te, yıllardan sonra evliliklerini ve birbirleri ile olan ilişkilerini gözden geçiren Nick (Jim BROADBENT) ve Meg'in (Lindsay DUNCAN) evliliklerini kurtaramayıp, yine de birbirlerinden vazgeçememelerinin hikayesi, araya Nick'in aksine, hayatta başarılı olmuş arkadaşı Morgan da (Jeff GOLDBLUM) dahil olunca evlilik daha da gergin bir haftasonu yaşıyor :))   
 Zaman zaman durağanlaşsa da, genel olarak Paris manzaraları eşliğinde seyredilir hoş bir Film 
" Le Week-End" ...

21 Haziran 2014 Cumartesi

ESKİ FİLMLER; BAZISI DÜŞLER BAZISI GERÇEKLER

Hani bazen uyanır uyanmaz pencereyi açtığınızda içeriye dolan sabah kokusu, ya da yağmurun camdaki izi, dışarda fren yapan bir arabanın homurtusu bunlar değilse de, mutlaka 2 sokak ötedeki ilkokulun çocuk sesleri içinizde geçmişi uyandırır ya, hafif huzursuzluk bile yaratarak, geçmişe ait birşeylere ihtiyaç duyarsınız. İşte öyle zamanlarda sığınacak en güzel liman eski filmlerdir.
Hem iç sesinizi bastırır, hem geçmişe aittir, hem acıtır ama, içinizde çocukluğunuzu ve el değmemiş sevinçlerinizi de yaşatır. Pek çok film var, geçmişi özlediğimde yeniden seyrettiğim ve bittiğinde gerekirse yeniden seyredeceğim ...

DOKTOR JİVAGO ile en küçücük yaşlarıma dönerim, Altıyol'dan Bahariye'ye doğru çıkarım, Opera Sinemasının salonunda otururum yanımda lacivert tayyörü ile annem, babam iş güç peşinde tabii, henüz hayatta herkes. En çok bitmesini istemediğim ( Maurice JARRE'in yaptığı ) film müziğidir Doktor Jivago'nun müziği.



Beni kendime en çok getiren yada en çok geçmişe götüren filmlerden biri de FIDDLER ON THE ROOF / DAMDAKİ KEMANCI. Gülerken ağlarım, ağlarken katıla katıla gülerim, savaşa HAYIR derim film bittiğinde... 

Haftada bir gün olmazsa olmaz YOU'VE GOT MAIL / MESAJINIZ VAR. Kathleen ve Joe ile renklere bulanırım çayımı içerken stresle başa çıkamadığım iş gününün gecelerinde...

Ayda bir olmazsa olmaz PRIDE and PREJUDICE / GURUR ve ÖNYARGI. Tertemiz bir Aşk hikayesi istediğimde, kır hayatını özlediğimde, etraf çayır, çimen de kokmalıysa, içinde dedikodu, 1800'ler ve kabarık etekli kadınların dans ettiği balolar da olmalıysa kuşkusuz bu film kurulur başköşeye evimde... 
Edward Makaseller, Noel Gecesi Kabusu, Ölü Gelin, James ve Dev Şeftali, Alice Harikalar Diyarında, Beterböcek ile Tim BURTON ayda bir kez en azından hayatıma girer tekrar ve tekrar, asla sıkılmam bu filmlerden ve Yönetmeninden...
 
  
Çocukluğumun kahkaları Louis de FUNES ile ilk aşkı yaşadığım Mark LESTER filmleri bir başka zamana sürükler, başka bir hayata- gerçek mi masal mı artık cevaplayamadığım ... 
                        
                                         
  

Zamana yenilmeyen Filmlerden biri de Cesaretin var mı Aşka ? Bu film kızımla birlikte izlediğim olmazsa olmazlarından hayatımın.


Yeni yıl yaklaşırken mutlaka GRİNCH seyrederim kızımla yine yeni yeniden, yeni bir yıl, yeni dostluklar, yeni başlangıçlar, yeni hedefler, hatta yeni hatalar için bile iyi bir başlangıç yaptırır yeşil yaratık GRİNCH.
  

Bir de hayatımda sadece bir kez seyredip ikinci şansı bulamadığım birkaç film var, Victor Victoria bunlardan ilki, ikinci filmin adını hatırlayamıyorum sadece çok tembel bir adamın yatakta hazırladığı bir düzenekle bütün hayatını yönettiği, alışverişlerini köpeğine yaptırdığı-boynuna yazdığı notlarla- son derece eğlenceli konusu olan bir sabun köpüğü Film bu çocukluğumda derinlerde iz bırakan Film, hayatımın en önemli gününe tanıklık yapan ise AYI Filmi, bir kez seyrettim ancak, iyi ki seyrettim, bir Aşka imzasını attı AYI...   
      
 Birşeyler ters gidiyorsa, stres dizinizden yukarılara çıkıyorsa yavaş yavaş, ya da mutluluk ruhunuzda gezinirken salına salına hayatınızda iz bırakan Filmlerden birini seçin ve peşinden gidin kahramanlarının... 

"Sinema; düşler ve gerçekler içindir, çünkü; ancak Filmlerde Kahramanlar zamanı geri getirebilecek  güçtedir"    



BLENDED yani KARIŞIK AİLE

    Drew Barrymore ve Adam Sandler 
    Blended / Karışık Aile
    Bir Kadın, iki oğlan (biri ergenlik döneminde)
    Bir Erkek, üç kız (ikisi ergenlik döneminde)
    Hepsi Afrika tatilinde yani işler karışık... 
    Sabun köpüğü ama, eğlenceli ve neşeli :))






20 Nisan 2014 Pazar

BLUE JASMIN


Pazar keyfi ; Film - Blue Jasmine, 
Woody ALLEN Yazar ve Yönetmen koltuğunda, 
Cate BLANCHETT, alkol ile ilaç bağımlısı zengin ama dibe vuran esas kadın, 
Alec BALDWIN, esas kadının alavere dalavere çevirerek zengin olan kocası ve karısını Fransız çıtır bakıcı ile aldatınca, Jasmin ( Cate ) bunu onun yanına bırakmayıp FBI'ı devreye sokarak, zenginliği sıfırlanan ve tükenen koca... 
Tabii bunlar olup biterken üzerinden markalı ceketi, elbiseleri, çantası, ayakkabıları, gösterişli evi çıkınca sokaklarda kendi kendine konuşmaya başlayan Jasmin'in hikayesinde blue, Jasmin'i evlatlık edinen ailenin geçmişindeki blue moon şarkısında.
Cate ve Woody severler kaçırmamalı...


13 Ocak 2014 Pazartesi

THE GRINCH ve JIM CARREY

Yönetmen : Ron HOWARD
Anlatıcı : Antony HOPKİNS
Oyuncular : Jim CARREY
Taylor MOMSEN
Jeffrey TAMBOR
Yapım Yılı : 2000


Dr Seuss' How the Grinch Stole Christmas Movie Poster

Jim Carrey

İki seçenek sundum ev halkına ya "Grinch" ya "Mesajınız var" . Oy birliği ile bir kez daha "Grinch" seçildi .
Kaçıncı defa seyrediyoruz bilmiyorum ama , her seferinde daha çok beğeniyorum ve aynı cümleleri kuruyorum "Bayıldım" 
Mutlaka bir kez daha seyrederiz ilerleyen zamanlarda , kostümlere bayılırım yine , Jim Carrey'de Grinch'e bayılırım , bir kar tanesinde yaşanan masala inanırım , makyajlar ustacaydı derim bir kez daha ve eminim yine anlayamam bu Film nasıl olur da "yaşarken seyredilmesi gereken 100 bilemedin 200 Film" arasına giremez !

10 Ocak 2014 Cuma

TOAST ile HELENA BONHAM CARTER

Mutfak Şefi, Yazar ve Gazeteci, Nigel SLATER'in Annesinin ölümü ile Babasının ölümü arasındaki ilk gençlik yıllarını yani 9-17 yaş arasını anlatan TOAST filmi, kah güldürüyor, kah üzüyor ama, filmi seyrederken insanın canı kesinlikle limon kremalı tart çekiyor ...
Yönetmen : S.J. CLARKSON
Oyuncular : Helena BONHAM CARTER
Freddie HİGHMORE
Ken SCOTT
Oscar KENNEDY
Frasier HUCKLE
Sarah MİDDLETON
Victoria HAMİLTON
Corinne WİCKS
Yapım Yılı : 2010
    
Her daim kendisine bağırmaya hazır olan babası, her erkek gibi kalbine giden yol midesinden geçtiğinden, ev işlerini yapan Bayan Joan POTTER ile çok cilveli olmasının yanı sıra, mükemmel yemekler de yaptığı için-hele hele ilk karısından sonra-evlenince, küçük Nigel için hayatın gerçekleri başlamış oluyor ...    

Nigel'in annesi yemek pişirmeyi bilmediğinden ve sürekli hasta olduğundan, evdeki öğünlerin çoğu üzerine tereyağı sürdükleri kızarmış ekmeklerle geçiştiriliyor. Filmin adı aslında çok uymasa da buradan geliyor... 
Temizlikçi Bayan POTTER'in ( Helena BONHAM CARTER ) Film boyunca sofraya koyduğu tartlar, kekler, kurabiyeler görülmeye değer! 
Haftasonu için iyi bir seçim, hele de mutfak işlerini seviyorsanız...

4 Ocak 2014 Cumartesi

WE'RE THE MILLERS yada DÖRT YANLIŞ BİR DOĞRU EDER !

                                                    HAFTA SONU SİNEMA KEYFİ  


Yönetmen : Rawson Marshall THURBER
Oyuncular : Jennifer ANİSTON
Jason SUDEİKİS
Emma ROBERTS
Will POULTER
Yapım Yılı : 2013
Vizyona " Bu Nasıl Aile" olarak girdi . Jennifer ANİSTON işini kaybeden bir Striptizci sonrasında Sahte Anne , Jason SUDEİKİS uyuşturucu satıcısı ve büyük bir vurgun yapmak için ilerleyen karelerde sahte Baba . Bir de biri kız , biri erkek 2 sahte çocuk .
4 yanlış bir doğru ediyor ve birbirini hiç tanımayan bu dört kişi " Soran olursa biz MİLLER'larız" oluyor . Sabun köpüğü , dinlenmek için seyredilesi bir film .
Jennifer yine çok hoş :) 


2 Ocak 2014 Perşembe

2014'ün İLK FİLMİ - THE BUTLER

   2014'ün ilk Filmi 


Yönetmen : Lee DANİELS
Oyuncular : Forest WHİTAKER
Oprah WİNFREY
Cuba GOODİNG , JR
Terrence HOWARD
Mariah CAREY
John CUSACK
Jane FONDA
Vanessa REDGRAVE
Robin WİLLİAMS
Lenny KRAVİTZ
Yapım Yılı : 2013 
Cecil GAİNES'in , Güney'de Renkli - Siyah olarak başlayan hayat hikayesinin , Beyaz Sarayda uşak olarak devam etmesi , Karısı ve 2 oğlu , Ülkesi , Vietnam ve 8 Başkan , Beyazlar ve Beyaz olmayanlar arasındaki çatışmalar , bir oğlunun ülkesine karşı savaşırken  diğerinin ülkesi için ölmesi .  
Kesinlikle seyredilmeli , her ne kadar Amerikan film piyasasının ürünü olsada !

 



    

27 Aralık 2013 Cuma

AÇLIK OYUNLARI II ATEŞİ YAKALAMAK


                                                  
                                  

Makyajlarını Covergirl'ün yaptığı , Trish Summerville'in kostümlerini tasarladığı AÇLIK OYUNLARI 2 (ATEŞİ YAKALAMAK) ; THE END yazdığı an " nasıl yani bitti mi !!! ) oluyor tepkiniz ama , görsel açıdan seyredilmeli diye düşünüyorum . Zaten görselliği ile yakalayabiliyor seyircisini ancak . Başka bir açıdan değerlendiremedim Filmi . 
Bir anda bitivermesi , sanırım 3. filmi çekmenin telaşında olmasından Yönetmeni Francis LAWRENCE'ın .
Özellikle Katniss Everdeen'in giysileri ve makyajı çok başarılı , bu arada Effie Trinket'in (Elizabeth Banks) Alexander McQuinn imzalı kelebekli elbisesi kızımla favorimiz oldu... 










28 Ocak 2013 Pazartesi

LIFE OF PI yada Pİ'nin YAŞAMI

Yönetmen : Ang LEE  Ang Lee
Oyuncular : Suraj SHARMA
Irrfan KHAN
Ayush TANDON
Gautam BELUR
Adil HUSSEYIN
ve de birkaç dakikalık rolü ile Gerard DEPARDİEU
Bu filmi kesinlikle evde seyretmeyin , en sevdiğiniz sinema salonunda - özellikle perdesi en büyük ve ses sistemi en gelişkin bir salon tavsiye edilir , konforlu koltuklarına gömülerek . Bırakın kendinizi ,  hem masal , hem hakikat , biraz macera , biraz komedi , çokça dram , büyülü , çocuksu , şiirsel , bir ziyafet sunun düşlerinize , Pİ'nin Olağanüstü hikayesini seyrederek . The FALL görsel açıdan ne kadar doyurucu ise , Pi'nin Hayatı da o kadar doyurucu . 
Bu akşam , tekrar gideceğim , kaçırdığım hiç bir detay kalmamalı . Son yıllarda seyrettiğim en iyi filmlerden sadece senaryo , görüntü ve teknik açıdan değil , uyandırdığı soru işaretleri ile de iyi bir film bu .
GERÇEK nerde biter , DÜŞ nerde başlar . GERÇEĞİN içinde başka GERÇEKLER de var mıdır ? Sen , ne düşünürsen HAKİKAT o mudur ? gibi mesajlarla daha da büyülüyor Film .
Filmin sonu üzerine çok düşüneceğim - Hint'li Pi  olağanüstü Yolculuğunu kimlerle yapmıştı? Çok istesem o Egzotik Adaya düşer mi yolum?