36 Yaşında hayata veda eden, Viyana'daki St. Marx Mezarlığında büyük bir talihsizlik eseri kimsesizler kısmına gömülerek kaybolan -bu yüzden de halen mezarı tespit edilememiştir- Requiem, 40.ve 41. Senfoni, Figaro'nun Düğünü ve döneminin parlayan yıldızı Osmanlı'yı anlattığı "Türk Marşı" başta olmak üzere 626 şaheserin bestecisi Wolfgang Amadeus MOZART yada Avrupa'nın pek çok şehir ve kasabasındaki ruhlarda, notaları ile izini bırakmış dahi bir çocuk.
Yaklaşık 225 yıl sonra "Şehrin kaldırımlarında, Şehrin müziğini bulmaya çalışan bir Şehirkolik" olarak, notalarını, dağıldıkları yerlerden toplamak için, 8 günde, 4 Ülke ve 10 şehir ile kasaba katettim, birbirinden Şehirkolik 2 yol arkadaşımla beraber.
Kimi kasabada cennet burasıymış diyerek kimi kasabada masalının kahramanları olarak, bazı şehirden ayrılmak istemeyerek ayrılmak zorunda kalınca, bir kere daha gelmek için kendi kendimize söz vererek, akabinde gittiğimiz ikinci şehre aşık olup bu defa bu şehirde kalplerimizi bırakarak ve daima fonda Mozart'ın piyanosu duyulurken birbirinden güzel 8 koskocaman gün yada göz açıp kapayana kadar bitiveren bir müzikte yolculuk serüveni.
![]() |
Bayern Münih Stadyumu |
Mozart'ın Avrupa Köyleri turuna Münih Havaalanında başladık. Güzergah, Salzburg, Hallstatt, Münih, Füssen Bölgesi ve Neuswanstein Şatosu, Rothenburg, Baden Baden, leyleklerin başkenti Strasbourg, hazır Strasbourg'a gelmişken belki bir kaçamak yaparak bu defa şarabın başkenti Colmar, Zürih ve Friedrichshafen'dan sevgili İstanbul.
Münih'ten Salzburg'a giderken Bayern Münih Takımının stadyumu dikkat çekiyor.
Yaklaşık 2 saat süren yolculuktan sonra vardığımız Salzburg Avusturya'nın en biblo şehri hiç kuşkusuz.
SALZBURG
![]() |
Mirabell Bahçeleri |
Mirabell Sarayı ve Bahçelerini dolaşarak başlıyoruz Salzburg'u keşfetmeye.
Yıllar önce Noel zamanı kızımla dolaştığımız Salzburg'un kış görüntüleri ne kadar sıcak ve capcanlıysa yaz görüntüsü de bir o kadar neşeli ve kıpır kıpır, ruhu doyuran bir müzik Salzburg'u dolaşmak, zaten her yerden kulağınıza Mozart'a ait bir nota çalınıyor dolaşırken. Yaz aylarında Şehir, Mozart Festivaline dönüşmekte adeta.
![]() |
Mirabell Sarayı |
40 yaş üstü bilir, Salzburg demek Neşeli Günler Filmi demektir.
Çocukluğumuza damgasını Neşeli Günler ile vurmuş olan 7.sanat, Salzburg'u hayatımıza en görsel yoldan da sokmuştur böylelikle. Filmin en unutamadığım karesi ise Dadının (Julia Andrews), Kaptanın (Christopher Plummer) 7 çocuğuna evin perdelerini keserek hazırladığı kıyafetler ve dağda bayırda neşe ile koşuşturarak söyledikleri şarkıları :))
Salzburg, Prag gibi kuklalara hayat vermekte ve Salzburg Kukla Tiyatrosu, Neşeli Günler Müzikalini sergileyerek turistlerin ilgi odağı olmayı başarıyor. Bu arada "Bir şehri; yarattığı sanatı ve sanatçıları keşfederek dolaşmayı sever Şehirkolikler" için Hohensalzburg'da bir Kukla Müzesi de var.
![]() |
Salzach Nehri ve Hohensalzburg (Salzburg Kalesi) |
Hohensalzburg yada Salzburg Kalesi, şehri kuş bakışı seyretmek için füniküler ile çıkılması gereken bir nokta. Kalenin içindeki Kukla Müzesi Hohensalzburg'a çıkmayı görev haline getiriyor adeta.
"Salzburg, Mozart ya da Mozart, Salzburg" demek.
Biri olmasa diğeri eksik kalır.
Kahve molalarından birini Mozart Cafede verip, havasını solumak gerek. Ancak Salzburg'da olan bir diğer ünlü de Sacher Oteli ve Cafesi. Viyana'lı Sacher'in en ünlü ürünü Sacher Torte. Salzach Nehrine karşı oturup Salzburg'u seyrederken kahvenizi yudumlayıp, Sacher Torteyi tatmalısınız. (Sacher Tortenin en kısa tarifinin Kayısı Marmelatı ile yapılan Çukulatalı Pasta olduğunu belirtmeliyim)
Salzburg her ne kadar Mozart notaları ile bezenmiş olsa da "Bir şehri doğum ve ölümlerinin izini takip ederek keşfeden Şehirkoliklerdenseniz" Dünyaca ünlü Orkestra Şefi Herbert v.Karajan ile matematikçi ve fizikçi Christian Doppler'in de Salzburg'lu olduğunu belirtmeliyim. Doğdukları evleri görebilirsiniz.
Mozart'ın doğduğu ev
Getreidegasse caddesi, 9 numarada Müze haline dönüştürülen Mozart'ın doğduğu ev bulunmakta. Mozart'ı daha iyi anlayabilmek için doğduğu evin detaylarına dokunmak gerekiyor elbette.
Salzburg'un en naif özelliği olan Ferforje Reklam Panoları
(Salzburg'un Ferforje Reklam Panolarının detaylarını "Salzburg-Mozart'ın Sakin Şehri" yayını ile paylaşmıştım.)
![]() |
Minimalist heykeltraş Stephan BALKENHOL, Sphaera ile Salzburg'un barok tarzına alternatif oluşturuyor |
"Sphaera" ve "Women in the Rock" heykelleri ile Salzburg'a aykırı duran Stephan BALKENHOL, bir sonraki gün Münih'te de karşımıza çıktı, ancak Münih'teki duruşu, Salzburg'taki kadar aykırı gelmediğinden, o kadar şaşırtmadı dolayısıyla.
![]() |
Makartsteg Köprüsünden şehrin ve Hohensalzburg'un görünüşü |
Makartsteg Köprüsü, Salzburg'un bir yakasını diğerine bağlamakla kalmıyor, üzerindeki sayısız kilitle de bir sevgiliyi diğerine bağlıyor.
İki "Yol Arkadaşımla" en yakın souvenier'den aldığımız kilitlerle biz de Aşklarımızı Makartsteg'e kilitliyoruz, fotoğraflarını çekip, "anı" anıya dönüştürerek...
HALLSTATT
Mozart'ın kendini notalarla ifade ettiği şehir ve kasabaları dolaşırken vurulduğumuz bir yer Hallstatt. Yeryüzündeki Cennet. Çinlilerin birebir kopyasını kendi ülkelerinde inşa etmeleri de bunun göstergesi sanırım.
Hallstatt gerçekten mutlaka görülmesi gereken bir yer, hele de "bir Şehri; sessizliğinin sesini dinleyerek ve kendi ile başbaşa kalarak keşfetmeyisever bir Şehirkolik için " olmazsa olmaz bir Kasaba burası. Hem hayatın tam içinde, hem herşeyden olabildiğince uzak.
Hallstatt'ın detaylarını da "Yeryüzündeki Cennet; Hallstatt" yayını ile paylaşmıştım .
Hallstatt'ın ferforje panoları ve objeleri
Hallstattersee
Eski bir tuz kasabası Hallstatt ve Hallstattersee Gölü kenarında kurulmuş. Göl içinizi huzurla doldururken gölde yaşayan sakinler - bunların başında kuğular geliyor - elinizdeki paketlerde kendilerine uygun bir şeyler olma umuduyla durduğunuz noktaya hızlı hızlı süzülerek narince gelmeye başlıyorlar.
Bretzelin yarısında anlaşıyorsunuz zarif kuğularla
Hallstattlı bir antikacı
Beinhaus
Hallstatt'ın çok küçük bir mezarlığı var ve yeterli yer olmadığından "her 10 yılını dolduran mezar"ın içinden kemikler çıkartılıyor, temizleniyor, güneşte beyazlatılıyor ve aile isimleri işlenerek, çeşitli motiflerle de süslenerek Katolik Kilisesindeki "Beinhaus" yani, "Kemik Evinde" depolanıyor taa ki 1970'li yıllara kadar. 1970'li yıllarda "Yakılma" Katolik Kilisesi tarafından onaylanınca kemiklerin çıkartılıp yenilere yer açılması uygulamasından vazgeçiliyor.
Hallstatt'dan ayrılırken bir kez daha geleceğimize söz veriyoruz ve aklımız kala kala Salzburg'a geri dönüyoruz, geceyi Salzburg'da geçireceğiz, yarın kahvaltıdan sonra istikamet Münih.
MÜNİH
Kahvaltımız bitince yeniden yollardayız. Bugün Ülke değiştiriyoruz ve Avusturya'dan ayrılıp yeniden Almanya'ya giriş yapıyoruz.
Bütün seyahat boyunca en şanssız gezdiğimiz şehir Münih oluyor. Pazar günü hemen hemen her yer kapalı olduğundan şehrin pek çok önemli noktasını ve detayını kaçırdık.
Şehrin meydanından başlayacak olursak yani Mariel Platz'da Neues Rathaus cezbediyor turistleri öncelikle tabii.
Neues Rathaus'un Kuklaları
Neues Rathaus'da (Belediye binası) belli saatlerde kuklalar selamlıyor seyircileri pek çok Avrupa şehrinde ana meydandaki saat kulesinde rastlayacağınız türden bir selamlama ile. Bu saatlerin içinde belki de en ünlüsü Prag'daki Astronomik Saat orijinal adıyla Prazsky Orloj ve en ünlü kuklalar da onun kuklaları hiç kuşkusuz. (Özellikle her saat başı ölümü hatırlatan iskelet kuklası.) Ardından Frauen Kirche pazar günü büyük bir şevkle ağırlıyor ziyaretçileri. Frauen Kirche'nin vitrayları cezbediyor gezenleri.
Bir de bu kilisede yerde kocaman siyah bir ayak izine rastlarsanız bu bilin ki şeytanın ayak izidir.
Frauen Kirche'de zeminde şeytanın ayak izi
Platzl 1'de bulunan Hard Rock cafeye uğramamak olmaz, uğrayıpta Pin'lerinden almamak da olmaz.
Zaman Octoberfest zamanı değilse (yani eylül-ekim ayı değilse) Bavyera'nın bira eğlencesini ucundan kenarından yakalamak için Hofbräuhaus iyi bir seçenek. Gürültülü kahkahalar ve canlı müzik eşliğinde bira bardağı tokuşturma ritüelleri güzel bir anı olarak yerini alacaktır Münih seyahatinizde.
Günün son aktivitesi Marienplatz 15 numaradaki Münih Oyuncak müzesi yani Spielzeug Museum. Oyuncak Müzeleri bir anlamda halkların çocuklarına verdiği değeri gösterir, büyürken gösterdikleri özen oyuncaklarda gizlidir. Çocukların hayalleri oynadıkları oyunlarla ve oyuncaklarla zenginleşir. Kültürleri tanımanın yolu müzelerden, sanat eserlerinden ve oyuncaklardan geçer.
(Münih Oyuncak Müzesi için ayrıca bir yayın hazırlayacağım bu yüzden kısaca paylaşıyorum.)
Ya da H&M :)
Münih'e ne yazık ki bir gün ayırmış olmak "yapılanlar listesi"ni sınırlandırdı üstelik konaklayacağımız Otel Wyndham Garden Munich Messe şehir merkezinden yaklaşık 6 km uzaklıkta. Dolayısıyla Münih ile vedalaşıyoruz çünkü sabah erkenden yola çıkıp Füssen ve Neuschwanstein'ı keşfedeceğiz.
Meraklısı için not: Mozart'ın izindeki şehirleri üç yayınla anlatmak okunması/takibi açısından daha kolay olacağı için ilk bölümde Salzburg, Hallstatt ve Münih, ikinci bölümde Füssen Bölgesi/ Neuschwanstein şatosu, Rothenburg, Baden Baden ve üçüncü bölümde Strasbourg, Colmar, Zürih ve Friedrichshafen paylaşımları yapılmıştır.
*** Fotoğraflar ; nAifce tarafından Salzburg, Hallstatt ve Münih'te çekilmiştir...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder