ELİZİ

Hayat sen ne istersen onu verir , isterken nazik ol yeter ki , isteyerek iste , severek ve emin olarak ne isteyeceğinden . Bu yaşam herkes için tek , kişiye özel . Nasıl kullanacağını iyi bilmek gerekiyor , hatta bir kullanım klavuzuna ihtiyaç duyulmuyor değil zaman zaman . 
Yine de doğadan geliyoruz doğaya karışacağız . Doğal olan ne varsa o'yuz biz de aslında . 
Biraz turkuaz , biraz sedef , inci , çuval , keten , ay taşı , biraz denizin içinden , biraz gökyüzünden gelip geçenleri izleyerek , biraz topraktan fışkıran yaşamlar yada erguvanlar - ki şimdi tam zamanı İstanbul da - , mimozalar , ortancalar , biraz sen , biraz tüm dünya .    
Biraz Madrid , biraz Prag , biraz Amsterdam . Yada kendi sıralamanı yapacaksın başkalarının ayakizlerine basmadan. 
"Çiçek çocuklar" az uğraşmadı değiştirmek için , değişim için. Ama herşeyden önce KENDİN DEĞİŞMELİSİN !
Kendini değiştirmekle başlıyor hayat , bir de severek tabii . 
Sevmek ; hayatı karşılamak , hayatı ıskalamamak demek . Karahindibağ çiçeği gibi bir üflemelik olma , üfleme hayatını.  
Her renkten olmalı hayat , gökkuşağı gibi yağmurlardan sonraki gözün görebildiği 7 renk ile sınırlama , sen gökkuşağındaki bütün tonları görmek için de ÖZGÜRSÜN . Gördüğün renk kadarsın sen .
Seni özel yapan sana verilen hayat , tek bir şans , iyi kullan.

nAifce Tasarımlar , kişiye özel 
İstanbul'da Bodrum'da


MADRİD'den GERİYE KALANLAR
Madrid ve Toledo içimde pek çok patlamalar yarattı. Ne zamandır boncuklarla arama mesafeler girmişti , bir çıkmaz sokakta takılıp kalmıştım, yeni bir şeyler tasarlayamamaktı yaşadığım sendrom.   
Madrid'de en çok etkilendiklerim azulejos (el yapımı seramikler) ve şehrin pozitif enerjisi bir de Reina Sofia Müzesi olmuş, kendi şehrime dönünce daha çok anladım en çok bunlardan etkilendiğimi.   
Sonra ufak patlamalar yaşamaya başladım yüreğimde. Biraz Azulejos yüzünden, biraz Velazquez ve Nedimeler, bir kaç parçası Guernica ve en hırçın patlama General Franko, bir tane Jose de Almada Negreiros, biraz Sol meydanı, biraz Toledo tren garı, Don Quijote ve Sancho Panza. 

Sonra ne mi oldu? Ben boncuklarla sarmaş dolaş olup etrafa birşeyler saçılmaya başladı :) 
  
  Maviler yeşillerle içiçe girdi gökyüzü ve deniz oldu,

Balık oldu sevincim yüreğimde, kuyruğunu her çırpışında köpükler yayıldı çalışma masama ve bir sandal gelip kurtardı sevinçlerimi,

  Hangimiz daha bilge olabiliriz bir    ağaçtan ve daha güçlü olabilir miyiz bir taştan? Çınar oldu , yeryüzü oldu, katman katman ayrıldı toprak, yeni bir tohum
düştü o anda bir baktım bir Kocayemiş ağacı büyütmekte, 
 Bir iz bırakmak için değil mi bunca     didinme, üstelik bırakacağımız izin üzerinden bir kez daha gitme şansını bulamadan, baktım ayak izlerinden koskocaman bir dünya,
  Detaylarda gizlenenler çıkın ortaya , ses verin , renk verin , isim olun , detay olun, basit olun, küçük olun, Madrid olun, İstanbul olun,
 bir şey olmasanız da olur , zamanı gelince herşey ve hepsi olun ama ! 

Şehrin geçmişini öğrenirken, ayak izini bugüne bırakan Şehirkolikleriz biz; şimdiyi geçmişe götürür ama gelecekte yaşatırız yani bir şehrin zaman hayalbazıyız aynı zamanda. Şehirleri hayata taşırız ve bir bakarız bir şehirden arta kalan bazen boncuk, misina, kehribar yaptırır, bazen tual, fırça, boya olur üstümüz başımız, bazen yün, tığ, şiş sevdiklerimizin tenine ilmekler atarız, bazen kağıt, mürekkep, tüy kalemle dizeler döşeriz sayfa sayfa.    

 nAifce tasarımlar İstanbul'da, Bodrum'da ... 


KIZIMIN KURABİYELERİ
Mickey ve Minie'nin en güzel halleri. Kızımın ellerinde şekillenen Kurabiyeler. Hem çok şık duruyorlar, hem de çok lezzetliler.




SEVMEK veya HAYALGÜCÜ 


Haftanın koşturmacasına inat bu haftasonu evde oturup sevdiğim işleri yapacaktım. Ancak, ham halleri ile fotoğraflarını çekmekten öteye gidemedik hayalgücüm ve ben. 
Sadece severek keyif almaktan yana yana kullandım ben de tercihimi. Ne de olsa Kiergegaard'ın dediği gibi "Sevmek ; hayata karşı en büyük meydan okumaktır"

nAifce TASARIMLAR



 

 
  


BAYKUŞ 👀mu dedi BİRİ ?
Dün aldığım boncukları döktüm etrafa , görüntü rengarenk olağanüstü. İçimde birşeyler tasarlama telaşı. Bayılıyorum etrafı kalabalıklaştıran görüntüsüne boncukların, derilerin, gümüşlerin, mercanların, incilerin...   

Biri Baykuş mu dedi?
Rengarenk oluverdi hayat bir anda. Unuttum zamanı, mekanı, mevsimi, mühendis kimliğimi, üretimdeki verimliliği. En büyük kaçış sevdiğimiz işleri yapmak değil mi haftasonu gelince zaten. Güne böyle karışmak ve geride kalan herşeyi unutmak...


2 yorum:

  1. İnce zevkiniz takılarınızda da gözümü şenlendirdi.
    Yüksük ve çaydanlıklarınıza da bayıldım.Günüme güzel başlamama vesile oldunuz. Teşekkürlerimi sanal bir yüksük içinde sunuyorum kalp biçiminde...
    (Sevgili Bulut Gölgesinden geldim)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Nalan ,
      Bu güzel ve yüreklendirici yorumlarınız için teşekkürler.
      İçinde sevgi olan herşey değerini bulur yeter ki inanarak ve severek üretilmiş olsun.
      Ben de bloglarınızda dolaştım. Sevgili Bulut Gölgesi aracılığı le tanıştığımıza çok memnunum.
      Sevgiler,

      Sil