4 Ocak 2014 Cumartesi

KOLEKSİYON - Eklendi, 19.03


Belçika'ya giderseniz , Brüksel'in simgesi olan "Çişini Yapan Çocuk yani Manneken Piss" heykeli karşılar sizi ... Çişini Yapan Çocuğun Yüksüğünü Belçika'yı dolaşırken bulamayıp , başka bir sürü yüksükle İstanbul'a döndükten sonra bütün bulamadığım eksik parçaları bulmamda yardımcı olan EBAY'de satışa sunuldu , "Mannaken Piss" Thimble ... Alabilmek için canla başla uğraştım ... Ve uzun yolculuğundan sonra Yüksük Dolabımda boş olan - onu beklemekte olan yerine yerleştirdim ...  

KOLEKSİYON - Eklendi, 19.03



    KOLEKSİYONUMA YENİ KATILAN YÜKSÜKLER  

GİRİŞ BİLETİ - Eklendi, 22.03

İSTANBUL OYUNCAK MÜZESİ - I
"Şehri Çocuğunuz ve Çocukluğunuzla birlikte gezmeyi seven bir Şehirkolik iseniz " aynı benim gibi, şehri keşfetmenin en kolay yolu şehirdeki Oyuncak Müzesidir hiç kuşkusuz. Bir şehir çocuklarını seviyorsa, geleceğini çocuklara emanet ediyorsa, "Oyuncak Müzesi" başköşeye kurulur zaten o şehirde. Çocuklarının geçmişi, geleceğini aydınlatır, yolları aydınlandıkça yeni nesillerin, daha büyük hayaller peşinde koşarlar. Ve peşlerinden koştukları o hayaller, bir gün bir bakarlar gerçeğe dönüşüverir.
İstanbul, ciddi bir şehirdir malum. Başından pek çok iyisi ve kötüsü geçmiştir. Eleştiriye gelemez, geçmişinin sorgulanması rahatsız eder İstanbul'u. Hep ciddi olmaya zorunlu hisseder kendini. Taa ki bir Şair bir gün koştuğu hayallerinin peşinden dokunuverir İstanbul'un ciddi kişiliğine. İstanbul Oyuncak Müzesi, selamlar bir gün İstanbul çocuklarını. Sen de çocuktun bir zamanlar ey İstanbul, unutma...
İstanbul'u çocukça sevmek için en güzel yer bu Müze ...
Gezdiğim pek çok ülkedeki, pek çok Oyuncak / Bebek Müzesinden çok daha kapsamlı, çok daha orijinal, çok daha emek harcanmış, çok önemli kilometre taşlarına sahip ve herşeyden önemlisi mal varlığını çocuklara ayıran kaç tane daha Edebiyat İnsanı vardır dünyada ! araştırmak lazım...
Sunay AKIN'ın, İstanbul Oyuncak Müzesine lütfen tanıdığınız, sevdiğiniz, büyümesini istemediğiniz, ama, hayaller kurmasını istediğiniz, hayallerinin peşinden gitmesini istediğiniz herkesi götürün. Çocukları zaten götürün.
 







Altan ERBULAK'ın Oyuncağı

Dünya Çocuklarının oyuncaklarından örnekler 







Dünyada en çok Ayısı olurmuş çocukların oyuncak olarak ,
Afrikalı çocukların da ayısı var mıdır oynadıkları ?
Hep düşündürür bu beni ...
Oyuncakları olsaydı başka sınırlarla mı çizilirdi Afrika ,
Fiziki haritalarda ?
Müzedeki en anlam yüklü Oyuncak bu siyah Ayı ...
1912 yılında batan Titanic'in anısına tasarlanmış ve 1912 adet üretilmiş,
biri bu Müze sayesinde Türk çocuklarını tüm hüzünlü hikayesi ile
selamlıyor her sabah yeni baştan ...   


Her Odasında farklı bir konunun Oyuncakları sergileniyor Müzede ...
Kimi Odada , deniz ve denizcilikle ilgili oyuncaklar varken , kimi oda
Tren kompartımanı oluveriyor , bir odada vahşi batıyı yaşarken ,
başka birinde banka soyguncularına yakalanıveriyorsunuz ...
Bir bakıyorsunuz hırsızlar camdan kaçıvermişler ...   


    Oyuncak Müzesi Mickey'siz olabilir mi ? Ya Mickey , Minnie'siz olabilir mi ?









1974 veya 1975 yılında doğumgünümde Sevgili Nur Ablam
bu Palyoça'dan hediye etmişti bana. Çoğu oyuncağımı
hala saklıyorum ama, Palyaçom yıllara yenik düştü, aynı
Ablam gibi, üstelik Ablam çok gençti.  


O kadar çok fotoğraf çekmişiz ki kızımla birlikte hangisini yayınlamak üzere seçeceğimi şaşırdım. Sunay AKIN - İstanbul Oyuncak Müzesinde en ilgimi çeken, kendimi alamayıp dakikalarca her bir camekana yapıştığım oyuncakları paylaşıyorum şimdi de !
Oyuncak demek yanlış oluyor tabii. Bunlarla oynayan çocuklar - oynama şansına ulaşmış olan varsa - ne kadar şanslı olduklarını da biliyorlar mı acaba ?   Başka Dünyanın, başka hayatların çocukları olduklarını biliyorlar mı ?
Balıkçı, dilimlenmiş somon dahi satabilirsiniz, üstelik 1900'lerde   
Kasap, 1900'ün Alman çocukları Kasapçılık oynayabiliyordu yani.
 Hitler'in hiç oyuncağı olmadı da, onun için mi kıskandı diğer çocuklarını
Dünyanın ve Avrupa'nın Kasabı oldu ... 
 Antikacılık da oynayabilirsiniz, dilerseniz.
Ya da Gelinlikçi olursunuz Danteller, inciler ve çiçekler içinde
1968 'de annem de Hoover kullanmaya başlamıştı
Kütüphanesiz Ev olur mu ?
Çiçekçi olmadan olur mu ?

Şapkacıya ne demeli !
Ayakkabıcıdaki Ayakkabılar biraz demode kalmakta :) 

Pastacı tam olması gerektiği gibi, çok güzel
İtriyat Dükkanı da çok iyi tasarlanmış
Kumaşçı da


Antikacı
Evin mutfağında yemek hazırlama telaşı
Terzi
Oyuncakların sihri ayrıntılarda gizli 
En sevdiğim bu cafe oldu  
Oyun evlerinin hikayeleri de var, Aristokratların evleri o kadar büyük ki, gelen konuklara evi gezdirip, şaşaasını göstermekte zorlandıkları için, evlerinin birebir aynısını yaptırıp, sergiliyorlar. Yani, çocuklarına oyuncak olarak almış değiller aslında, zenginliklerinin göstergesi olarak yaptırmışlar bu Oyuncakları. 
Zaten, Oyuncak olarak satıldığında bile bu evler yine Aristokratların çocuklarının odasını süslüyor olurdu sanırım.  
  
Sırada  "Savaş" Oyuncakları var. Bizler; ATA'mızın "YURT'TA SULH CİHANDA SULH" ilkesi ile büyütülmüş bir kuşağız. Yani, savaşın her türlüsüne karşıyız, savaş için üretilen herşeye karşıyız, savaş oyuncaklarına da karşıyız. Hele bu Oyuncaklar 2. Dünya savaşına aitse. Savaşın kazananı olmuyor maalesef, her şart altında kaybediyor İNSANLIK. 
İstanbul Oyuncak Müzesinin sunduğu Savaş Oyuncakları bölümü de çok etkiliyor gezerken.   

Film setinde gibi, hiç bir detay atlanmamış 
Alman Askerlerinin sevdiklerine gönderdikleri kartlar 
Traş olan Askerden, Et kızartana, hatta ütü yapana kadar detaylandırılmış.
Bu oyuncakların bazı çocuklarda nasıl bir hayal gücü geliştirdiğini düşününce
geriliyor insan ...  


Hiroşima'yı Bombalayan Uçak da unutulmamış Müze de yerini almış

   
2008 yılında Eşimle, Japonya'ya yaptığımız seyahatte, Hiroşima Barış Müzesini de gezme fırsatımız oldu. Müzede gördüklerimiz karşısında dehşete düştük. Çok ağladım, hem dolaştım, hem ağladım. 2. Dünya Savaşına girmemiş olduğumuza dua ettim. Bu vahşeti yaşatan Ulusun çocuğu olmadığıma dua ettim. Bu vahşeti yaşayan Ulusun çoçuğu olmadığım için de dua ettim. Dolaşırken, çok fazla Japon öğrenci vardı, hepsi, son derece disiplinli, öğretmenleri eşliğinde geziyorlardı Müze'yi. Hem de Anaokulundan, Üniversiteye kadar geniş bir yelpazede öğrenci grupları vardı. Sanırım, eğitim sistemleri "Nefret etme ama, Unutma da " üzerinden eğitiyor Japon nesillerini. Müzeyi görene kadar hep Atom bombasına "HAYIR" derdim ama, yarattığı tahribatı pek de canlandıramamışım hayalimde. Görünce, öğrendim ortaya çıkan ısının yarattıklarını, insanların gölgeye dönüştüğünü ( tamamen eriyip yok olduğu için ). Ya da etleri aka aka son nefeslerini verdiklerini. Yakın şehirlerde sağ kalanların da görüntülerinde vahşetin izlerini taşıdıklarını - hem de nasıl - öğrendim. 
Çocukların hayallerini Top, Tüfek, Tank ile geliştirmeye kalkarsak çocuklar oyun oynamış olurlar ama, bizler bir sürü Hitler yaratmış oluruz ...        
Bu Güzel Müzede dahi çok soğuk ve ürkütücü buldum bu oyuncakları


Müzede, oyuncaklar o kadar itina ile ve konseptlerine uygun sergilenmiş ki, savaş oyuncaklarının olduğu bölümdeki camekanların üzerinde olan dikenli teller adeta sizi "Toplama Kampı" ya da "Yasak Askeri bölgede"ymiş gibi savaşın tam da içine çekmekte
İstanbul Oyuncak Müzesinin en güzel yerlerinden birisi de Cafe'si ... Biz gezerken Aralık Ayı olması nedeniyle Cafe çok şık bir şekilde yeni yıl için süslenmişti , daha da keyif aldık , çaylarımızı yudumlarken kızımla ...  
  
Cafedeki "Kardeşler Bakkalı" vitrininde öyle anıları canlandırıyor ki geçmişten ...  


Cafe'nin Yeniyıl görüntüsü ... 




Prag Kuklaları Cafe'de sergilenmekte ...  
   
   Cafe'ye uygun Bu zarif Bebek bizimle birlikte çayını yudumladı ...




    Cafe'de Coca Cola oyuncakları için ayrılmış özel bir de bölüm var 

























   Gezdiğim bütün Oyuncak Müzelerinde Barbie Koleksiyonları ilgimi çekmektedir . Barbie'lerin hiçbirini kaçırmadan fotoğraflamaya çalışırım .
Prens Charles ve Leydi Diana ile ne oynasak acaba ?
Kuklalar ; bulundukları yeri neşeli hale getiriyorlar ...
                                      
***Fotoğraflar ;  nAifce tarafından Aralık 2013 tarihinde Sunay AKIN İstanbul Oyuncak Müzesinde çekilmiştir ...